• BIST 107.489
  • Altın 142,921
  • Dolar 3,5608
  • Euro 4,1464
  • Trabzon 27 °C
  • Giresun 27 °C
  • Ordu 27 °C
  • Rize 28 °C
  • Gümüşhane 29 °C
  • Samsun 30 °C
  • Bayburt 25 °C
  • Artvin 29 °C

Yılmaz Özdil'e Birkaç Soru

Sedat Tunalı

Bir zamanlar gazete patronu ve siyasi parti lideri Cem Uzan’ın sağ kolu olarak sadakatle kendisine hizmet eden ve kısa cümlelerle geneli tüm boyutlarıyla anlatma kabiliyetiyle biz gazeteciler üzerinde de okurlar üzerinde olduğu gibi saygı ve sevgi uyandıran bugünün Sözcü yazarı Yılmaz Özdil’e birkaç sorumuz var.

Bayram değil seyran değil eniştem neden cilveleşti diye sormayın, Türklerden başka kimsenin iplemediği Fener-G.saray derbisi oynandı ve ben bu maç özelinde Yılmaz Özdil imzalı o harika yazıyı hatırladım.

2006 yılı. Sabah gazetesi. Yılmaz Özdil Dünya ölçeğindeki “büyük derbi”leri konu alan harika bir yazı yazdı. Sosyolojisi mükemmel bir yazıydı. Kısaca hatırlarsak;

“İskoçya. Celtic- Rangers. Biri Katolik diğeri Protestan. Yani din derbisi”

“ Arjantin. Boca Juniors – River Plate. İtalyan göçmenlerle yerlilerin karşılaşması. Yani Irk derbisi

“İtalya: Lazio – Roma. Biri faşist biri demokrat. Yani İdeoloji derbisi

“İtalya: Milan – İnter. Biri kıro diğeri asil. Yani Sınıf derbisi

“Romanya: Bükreş: Steau – Dinamo: Biri asker diğeri, polis. Yani Derin Devlet derbisi
Özdil, bu sosyolojik tespitlerden sonra sözü İstanbul’a götürüyor ve bağlıyor yazısını.

“Türkiye. İstanbul: Aynı şehrin iki takımı. Din ayrımı yok, ırk ayrımı yok, sınıf ayrımı yok, asker-polis ayrımı yok, zengin fakir ayrımı yok, eğirimli cahil ayrımı yok. Üstelik diğer derbilerden farlı olarak taraftar profili aynı şehir takımıyla sınırlı değil, bütün ülkede var.

Peki bunun adı nedir? Sidik yarışı derbisi... (İnanılmaz nefretin mantıklı bir izahı yok çünkü...)”
***
Keskin zekasının ürünlerini büyük bir ustalıkla ifade etmeye devam ediyor Yılmaz Özdil. Bu tespitinden sonra arayıp telefonla kutladım, benzer şekidle zaman zaman telefonda ve yüz yüze görüşmelerimzi de oldu.

Kendisi bana galatasaraylı olarak bilinmesine rağmen aslında fanatik bir Göztepe taraftarı, onun dışında da Galatasaray'a sempatisi olduğunu söylemiş, Trabzzonspor'un "asi"liğine de büyük saygı duyduğunu söylemişti.

Köprünün altından sular geçti sonra. Sayın Özdil Sabah'tan Hürriyet'e evrildi, oradan da Sözcü'ye devrildi. Halen Sözcü'de ulusolcu yazılarıan devam ediyor.

3 Temmuz'da faş olan Aziz Yıldırım şikesinden sorna Yılmaz Özdil'in bütün değerlendirmeleri sarsılmış olmalı ki, O da tescilli baş şikeci Aziz Yıldırım'dan bir muhalefet lideri yaratmaya çalışan kitlenin sözscülerinden biri oldu.

Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe güzellemelerinin elbetteki bir çok alt bileşeni vardı ve insna aklı rasyonalleşmeye ihtiyaç duyduğunda en başta kendini kandırarak başlar işe.;

3 Temmuz'da başlayan süreçte Yılmaz Özdil de, tıpkı dönemin Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök gibi 16 ayrı kurumdan tescilli şikeci Aziz Yıldırım'ın aslında bir kumpasa uğradığını ve cemaatin Fenerbahçe'yi ele geçirmek istediği argümanına yapıştı.

Ahlakın turnusolu olan şike davasında, şampiyonluğu ve sevinci çalınan Trabzonsporlu çocukları görmezsden gelenlerdeen biri de Özdil oldu. Herkes güçlü hırsızın yanında saf tuttu, tabi Özdil de...Bu usta kalem de kumpas yalanına inanmaya hazır kitleler üzerinden yeni bir kimlik ve siyasi mücadele evresine taşıdı kendini.Kalemlerini, tescilli şikecinin emrine amade ettiler, mazluma kör zalime köle oldular.

Usta kaleme soruyorum;
1- FENER- G.SARAY derbisi sidik derbisi demiştiniz. Fikriniz aynı mı?

2- Her meseleyi kılı kırkcasına yaran kaleminiz, Fenerbahçe kafilesine yönelik alçak Sürmene saldırısı hakkında neden süt dökmüş kediye döndü?

3- Uğur Dündar'a konuk olduğunuz Tv programında , şike davasının da Ergenekon, Balyoz vs gibi bir kumpas olduğuna inanıyorum dediniz. Siz inanıyoru mdiyince öyle mi oluyor? Gerçeği aramak gibi bir derdiniz oldu mu hiç?

4- Gündemi sıkı sıkıya takip eden bir gazeteci olarak, Balyoz ve Ergenekon'da sahte delil üretildiği için sanıkların isyan ettiğini, ama şike davasında tüm delillerin gerçek olduğunu bilmiyor olabilir misiniz? Bilmiyorsanız skandal, biliyorsanız trajedi kahramanı olacağınızı düşündünüz mü?

5- Tescilli şikeci Aziz Yıldırım ve diğer tüm şike davası sanıkları mahkeme sürecinde tüm delilleri ikrar ve kabul ettiler. 16 ACM de hukuk fakültelerinde ders olarak okutulacak bir kalitede yargılama yaparak şikecilere ceza yağdırdı. Tescilli şikeci zevattan tek bir kişi çıkıp da esasa ilişkin itirazda bulunmadı, bulunamadı. Ama usul yönünden bir hukuk katli ile yeniden yargılama düzenlendi ve içeriğini hepimizin bildiği bir komik yargılama ile baş şikeci için bir beraat rüyası yaratıldı. Size göre Aziz Yıldırım'ın avukatları 16 ACM'nin kararına neden esastan itiraz etmediler?

6- Trabzonsporluların uğradığı haksızlık sizi hiç ilgilendirmediyse, siz kimin yazarısınız?

7- Cemaat, kumpas vb. tüm tartışmaları bir yana bırakın bir an için, Elinizi vicdanınıza  koyun ve aynada gözlerinize bakarak şu soruya yanıt verin; Aziz Yıldırım  Şike yapmadı mı sizce?
Maddesiz bir öneriyle kapatalım;

İngilizce, Almanca, İtalyanca, İspanyolca ve Fransızca dillerinden en az ikisini makale yazacak kadar öğrenseniz iyi olacak. Tescilli şikecinin ahlaklı dünyada savunmasını yapmanız için ihtiyacınız olacak.  

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim