• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 17 °C
  • Giresun 18 °C
  • Ordu 19 °C
  • Rize 18 °C
  • Gümüşhane 18 °C
  • Samsun 17 °C
  • Bayburt 16 °C
  • Artvin 18 °C

Yıldız: Evlerimizden de hesaba çekileceğiz

Yıldız: Evlerimizden de hesaba çekileceğiz
Müslümanlar siyasi ve ekonomik olarak yapamadıkları şeylerde ‘yapamıyoruz’ diyebilirler, ama hiçbir mümin, kıyamet günü evini müslümanlaştırmadığının faturasını ödeyemeyecek.
Yıldız: Evlerimizden de hesaba çekileceğiz Yıldız: Evlerimizden de hesaba çekileceğiz

Nureddin Yıldız Hocaefendi ile, Peygamberimiz’den bugüne Ramazan’ın ruhunu konuşmaya çalıştık..
-Nurettin Hocam yıllardır kitapla, konferansla, sosyal medya ile insanlara anlatıyorsunuz..İnsanlar size daha çok hangi soruları yöneltiyor?

Daha çok, ‘fetvameclisi.com’ üzerinden soru cevaplıyorum. 18 bin civarında soru var..  Gelen sorulardan günde yüzde 50’ye yakınına cevap veriyorum. Sorulardarn yüzde 70’i aile ile ilgili.. İyi bir evlilik nasıl yapabilirim, nasıl yürütebilirim diye devam ediyor. Müslümanların hemen hemen tamamının ya eşler arasında, ya çocuklarla ilişkilerde, ya akraba fertleri arasında huzursuzluk var. 

-Peki bunun sesebi ne olabilir?

Asıl sorun dünyevileşme sorunu.. Evliliklerin çok kısır iştahların tatmini için yapıldığını görüyoruz. Haram ve helallerde bir rahatlama var, ‘mutfağa giren yiyeceklerde bir haram var mı?’ diye hassasiyetimiz kalmadı, haramlar damarlarımızda dolaşmaya başladı, oturup kalkmada, hayattan beklentimizde değişiklik var. Mümin bir samanlıkta yaşasa bile, ailesiyle mutlu olması gerekirken, betonların bizi mutlu etmesini umuyoruz. 120 metrekarelik evden 160 metrekarelik eve  çıkınca huzur bulacağımızı düşünüyoruz. Bu dünyevileşmenin etkisi..  İhtiyaç olduğundan değil, rahatlamak için para harcanıyor. Para harcayarak rahatlama Müslümanların ailesinde olmaması gerekiyor. İmanımız İslami, yaşam tarzımız kapitalist, düşüncemiz liberalizm ve kapitalizm..

Evlerimizin hesabını veremeyiz

-Bir eseriniz, ‘Kıblegah Evler’ adını taşıyor.. Nedir, biraz açar mısınız?

Hz. Musa ve Hz. Harun, Firavun’un despotluğuna karşı, İsrailoğullarını Allah’ın şeriatına göre uyarmak üzere, görevlendirilmiş iki kişi idiler. Vazifeleri, Firavun’un tuğyanına karşı insanlara dinini anlatmak.. Bir mucize gerekiyordu, Musa (a.s)  ‘Bu adamı aşamıyorum ya Rabbi’ dedi. Öyle bir despotluk var.. Hz.Musa tıkandı. Allah da, ‘O zaman evlerinizi kıblegah edinin’ dedi. Firavun sokaklara hükmediyor, o zaman evleriniz kıbleniz olsun dedi. Kıble, ‘alternatifsiz yön’ demektir. Evin kıblegah edinmesi, nasıl namaz için yöneldiğin bir kıble ise, Firavun sokakta, hayatta, çarşıda hükmediyorsa tükenmeyen son alternatif evindir. Yani ‘bu çaresizliğe karşı dininizi evinizde yaşayın. Anlaşılıyor ki; Müslümanlar devlet olarak, ekonomi olarak, siyaset olarak yapamadıkları şeylerde ‘yapamıyoruz’ diyebilirler, ama hiçbir mümin, kıyamet günü evini müslümanlaştırmadığının faturasını ödeyemeyecek. Evinde Allah’ın emirlerini yapamayan kişi özürsüzdür. Dünya bitti ise evimiz duruyor, bütün insanlar bize sırt çevirdi ise, eşim duruyor, halkımız seçimleri kaybetti ise çocuklarım var..  

Ramazan çadırları ıslah edilmeli 

-Bir Müslüman için Ramazan neyi ifade etmeli?

Ezilerek konuşuyorum ki, ashabın yaşadığı Ramazanla bizim yaşadığımız Ramazan arasında sadece isim benzerliği var. Cennette de üzüm var, bizde de üzüm var, adı benziyor sadece.. Mesela, ashabın Ramazanında açlık var, bizde ise tokluk ve şeker sorunu var. İFTAR kelimesi birkaç lokma yeyip sofradan kalkmanın adıdır.. Sadece orucu açıyorsun. Ezan okunurken, hurma ve suyla.. Bizim iftar sofralarımız ise Afrika’da 5 sene aç kalmış insanı doyuracak gibi.. İsraf diyebileceğimiz sofra.. Peygamberimiz, ‘Sahurda bereket var mükemmel yemek yiyin’ diyor. Bakıyoruz bizde çeşit çeşit yemekler.. Esasen iftar; aç birini doyurmanın adıdır, şenlik ve eğlence ayı değildir. Bu yanlış bir uygulama.. Bilhassa iftardan sonraki saatlerdeki şenlikler, maalesef Müslümanlar eliyle başlatıldı bunlar da.. Tek Parti döneminde yapılmadı. Müslümanların kızları akşam namazından sonra sokağa çıkamazdı bizim kültürümüzde, Ramazan şenliklerine katılma bahanesiyle Müslüman kızlar da gidip şarkı türkü dinlediler. Maalesef, Müslümanların kızları şarkı türkü ile o iftar çadırlarında buluştular.

-Çadıra gerek yok mu yani?

Ramazan çadırına gerek yok. Herkesin evinde ne lokma var bilinecek bir çağdayız. 11 ay üç öğün yemesi gerekiyordu ilgilenmedik, bir ay 2 öğün yemesi gerekiyor sahip çıktık. Ramazan ayı teravih, ibadet ve itikaf ayıdır. Müslümanlar camilerden çadırlara taşındı. Teravihlerde camileri doldurmuyor artık. Konser var, konferans var, Müslümanların bir ayı vardı onu da kadın erkek karma ortama heba ettik. Islah edilmezse bunun hesabını veremezler..

-Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) Ramazan’ı nasıldı?

İtikaf var, Mekke’nin Fethi, Bedir Savaşı.. Herkes Ramazanın bereketinden istifade edelim demiş..

Peygamber’e sansür var

-Peygamberimiz sadece şefkat ve rahmet elçisi mi idi?

Mesela Kutlu doğumlar... Peygamberimiz sanki hep doğuyor.. Hiç yaşamıyor, kutlu doğum da sıkıntılı ifade.. Kutlu yaşamı yok.. Kadınları sevdi sevdi feminist peygambere döndü. Oysa hayatın her bölümünde var benim peygamberim. Mesela Peygamberimiz kadınlara haklar tanıdı ama erkeklere de haklar tanıdı. Peygamberimize sansür ugulamak Müslümanın haddi olamaz. Gelecek nesiller de hoşlanmadıkları yönlerini çıkarırsa üç asır sonra peygamber kalmaz ortada.. O’nu beğen bunu beğenme gibi bir lüksü yok Müslümanın. Ashab-ı kiramın yaşadığı Müslümanlığı, Ebu Hanife’nin öğrettiği standartlarda alacağız.  

Dinlerarası diyalog, ölü ile konuşmak gibi
 
-Hocam ‘Dinlerarası Diyalog’ projesi adı kadar masum mu sizce?..

Bir benden bir senden olamaz.. Biz sadece tebliğ yaparız. Benim imanımda o nesh edilmiş yani tedavülden  kaldırılmıştır. ‘Siz ne buyurursunuz’ diyemem, çünkü onlar yok hükmünde. Onlar kaldırıldığı için ben ‘varım’ diyorum. Onlar var kabul edilirse kendi varlığımı inkar etmiş olurum. Bunu kabul edenler ‘Sultan Fatih’in İstanbul’da ne işi vardı’ diyeceklerdir. Ölülerle diriler bir masada protokol görüşmesi yapmazlar. Bu kafirlere karşı zillet kompleksinden kaynaklanıyor. İslam’ı bilmemektir. 10 kişi kalalım ama biz olalım demek de doğru değil. Biz tebliğ ederiz, Allah kalplerine hidayet verirse ne ala.. Kendisi ayakta duramayanın peşinde kimse olmaz. Diyalog; içeriği zayıflatıp dışarıdan medet ummaktır. 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Araplar Trabzon'a akın ediyor!15 Şubat 2017 Çarşamba 18:54
  • Trabzon'da mezarlıkta fuhuş!15 Şubat 2017 Çarşamba 17:34
  • Meteoroloji'den kar uyarısı!15 Şubat 2017 Çarşamba 14:25
  • Trabzon'a kritik kar uyarısı!10 Şubat 2017 Cuma 18:12
  • Karadeniz'e kritik deprem uyarısı!08 Şubat 2017 Çarşamba 17:09
  • Gümrükçüoğlu'dan kuğuları kurtaran işçiye hediye!06 Şubat 2017 Pazartesi 19:08
  • Trabzon zehirden kurtuluyor!28 Ocak 2017 Cumartesi 16:04
  • Trabzon'da uyuşturucu operasyonu!27 Ocak 2017 Cuma 21:54
  • Akyazı'ya Belediye taşıyacak!27 Ocak 2017 Cuma 17:15
  • Trafik kazası: 1 ölü!24 Ocak 2017 Salı 20:30
  • Tayfa Haber - ÖZEL-
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim