• BIST 106.736
  • Altın 140,992
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Trabzon 24 °C
  • Giresun 25 °C
  • Ordu 23 °C
  • Rize 26 °C
  • Gümüşhane 20 °C
  • Samsun 21 °C
  • Bayburt 18 °C
  • Artvin 21 °C

"Türkiye’nin Göçmenlik Yasası Çıkarması Geriyor"

"Türkiye’nin Göçmenlik Yasası Çıkarması Geriyor"
Türkiye’nin, Suriyeli sığınmacılar için acil bir şekilde göçmenlik yasası çıkarması gerektiğini belirten İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Levent, yasanın çıkmaması durumunda yabancı düşmanlığının tehlikeli boyutlara ulaşabil

Türkiye’nin, Suriyeli sığınmacılar için acil bir şekilde göçmenlik yasası çıkarması gerektiğini belirten İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Levent, yasanın çıkmaması durumunda yabancı düşmanlığının tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini söyledi.

Tüm şiddetiyle devam eden savaş nedeniyle Suriye’yi terk etmek zorunda kalan sığınmacılar, başta Türkiye, Lübnan, Ürdün, Irak ve Mısır olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerine göç ediyor. Türkiye’nin sınır illerinde yoğunlaşmalarının yanı sıra farklı şehirlere de yayılan Suriyeli sığınmacılar, hayatlarını devam ettirebilmek için çeşitli işlerde çalışıyor. Sokaklarda yaşayan, işveren için ucuz iş gücü anlamına gelen ve ikinci eş olarak tercih edilen sığınmacıların misafirlik süreleri uzadıkça toplumda ortaya çıkan öfke tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor. Ülkelerine dönüp dönmeyeceği merak edilen sığınmacılara karşı tepkiler zaman zaman toplumsal lince de dönüşebiliyor. Sığınmacıların, barınma ihtiyaçlarını genellikle sağlıksız ortamlarda karşılamalarından dolayı hastalık riski taşıdıkları ve başta hırsızlık olmak üzere çeşitli güvenlik sorunlarına yol açabilecekleri düşüncesi ev sahibi ülkenin vatandaşları arasında her geçen gün yaygınlaşıyor. Ayrıca vatandaşların eşlerini ve işlerini kaybetme korkusunu da hissetmeleriyle ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve ötekileştirme gibi tepkiler ortaya çıkıyor.

“MİSAFİRPERVERLİK LAFTA KALIYOR”

Kitlesel ve hazırlıksız karşılanan göç dalgasının yabancı düşmanlığını tehlikeli boyutlara gelecek şekilde tetiklediğini belirten İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Toplumsal ve Ekonomik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Haluk Levent, Türkiye’nin ilk ve acil olarak göçmenlik yasası çıkarması ve bu yasanın gereklerini yerine getirmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’deki yabancı düşmanlığının yaygınlaştığını vurgulayan Prof. Dr. Haluk Levent, “Çok kültürlülük esastır ve bunda çok büyük fayda vardır. Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri Osmanlı dönemindeki çok kültürlü yapıyı cumhuriyetin kurulmasıyla beraber kaybetmesidir. Bunun da ortaya çıkardığı bir yabancı düşmanlığı var. Her ne kadar çok misafirperver olduğumuzu söylesek de bunlar genelde lafta kalıyor” diye konuştu.

Sığınmacılara insan haklarına yakışır biçimde bir yaşam sağlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Levent, “Sığınmacılarına öncelikle mültecilik statüsü tanınmalı. Böylece ülke içerisinde seyahat edebilir ve normal bir vatandaşın haklarının önemli bir kısmına sahip olabilirler. Bunun için de göçmenlik yasasının çıkarılması, yasa çerçevesinde gerekenlerin yapılması, ülkemize mecbur kaldıkları için gelenlerin insanca yaşayabilir hale getirilmesi ve temel insan haklarının sağlanması gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

“TÜRKİYE BM’NİN TEKLİFİNİ REDDETTİ”

Türkiye’nin göçle olan ilişkisinin Suriye ile başlamadığını belirten Prof. Dr. Haluk Levent, uzun yıllardır Türkiye’yi geçiş ülkesi olarak kullanıp Avrupa’ya geçmeye çalışan geniş bir kitlenin olduğunu ve Avrupa’ya gitmeyi başaramayanların ise Türkiye’ye yerleşmeye karar verdiğini söyledi. Türkiye’nin geçiş ülkesi olma vasfından kalıcı misafir kabul eden ülke haline gelmesinin ardından Birleşmiş Milletler’in göçmenlik yasası çıkarılması konusunda baskı yaptığını ifade eden Haluk Levent, “Yoğun göçün yaşandığı ülkeler göçmenlik yasası çıkarır ancak Türkiye böyle bir yasa çıkartmadı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği yoğun bir göçün olacağını öngörmüş ve Türkiye’ye bu göçe karşı yardım teklifi etmişti. Ancak Türkiye bu yardımı reddetti ve uluslararası kurumların olaya müdahil olmasını istemedi. Bu nedenle Türkiye’nin ‘yardım etmiyorsunuz’ demeye hakkı yok. Zamanında birlikte mücadele etme teklifini kabul edilseydi, bu duruma düşmeyecektik” dedi.

“BİRLİKTE YAŞAMANIN ALTYAPISINI OLUŞTURMALIYIZ”

Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüp dönmeyeceği konusunda bölgedeki kuraklık sorununun göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Levent, “Küresel iklim değişikliğinin Suriye’deki yansıması olağanüstü bir kuraklık şeklinde gerçekleşti ve açlık ortaya çıktı. Bunun etkisiyle insanlar kuzeye doğru göç etmeye başladı. Bu da savaşa yol açan nedenlerden biri. Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüp dönmeyeceği konusunu tartışırken kuraklık sorununu göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Uzun süreli kuraklığın ardından da orada insanların yaşayabileceği bir altyapı kalmadı. Barış gelse ve silahlar sussa bile kısa vadede geri dönüş şansları olduğuna düşünmüyorum. Birlikte yaşamanın altyapısını oluşturmalıyız” ifadelerini kullandı.

MİSAFİR YERİNE MÜLTECİ

Uluslararası İlişkileri Bölümü Arş. Gör. Emre Eren Korkmaz ise Türkiye’deki insanların mültecilere ilk olarak sempatiyle yaklaşmalarına rağmen sürecin uzaması ve gelenlerin yasal bir statüsünün olmamasından kaynaklanan toplumsal huzursuzlukların ortaya çıktığını söyledi. Meselenin ‘misafirlik’ tanımından çıkarılması gerektiğini altını çizen Emre Eren Korkmaz, “Misafir çok muğlak bir tanım. Bunun karşısında daha yasal bağlayıcılığı olan mülteci ifadesinin kullanılması gerekiyor. Sığınmacıların çalışması gerekiyor ama yasal statüleri olmadığı için başta tekstil ve inşaat gibi sektörlerde düşük ücretlerle kaçak işler yapıyorlar. Dolayısıyla insanlar, mültecileri ekonomik anlamda tehdit olarak görmeye başlıyorlar. Çünkü her koşulu kabul eden zor durumdaki insanlarla rekabete giriyorlar. İnsanların barınma ve sağlık sorunları, salgın tehditleri ve güvenlik sorunları olabiliyor. Bunların hepsi de insanlarda tepkiyi ortaya çıkarıyor” şeklinde konuştu.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim