• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Trabzon 23 °C
  • Giresun 23 °C
  • Ordu 24 °C
  • Rize 24 °C
  • Gümüşhane 14 °C
  • Samsun 24 °C
  • Bayburt 15 °C
  • Artvin 22 °C

TRABZONSPOR DÜŞERKEN...

Kayıhan Gedikli

Babam ilk kez dersime giriyordu. Okulun ikinci günü Tarih kitabını getirmeyen onlarca arkadaşıma “Neden kitabını getirmedin ?” diye sormuştu. “Evde Kaldı” , “Unuttum” , “İlk gün diye getirmedim” cevapları aldı. “Bir daha olmasın” dedi benden öncekilere ve sonrakilere.  Ben “Unuttum” dediğimde ise okkalı bir şamar yemiştim. Trabzonluydu benim babam. 

    Siz olsanız, herkese tokat atar, kendi çocuğunuza “Bir daha olmasın yavrum” derdiniz değil mi? Başbakanımız Tayyip Erdoğan, sınıfa sıra dayağı çektikten sonra oğlunu kürsüye alır, “Oy sen ne güzel unutuyorsun evladım” der, diğerlerine kaşlarını çatıp, “Adam gibi unutun lan! “ derdi. 
    Adalet ve Kalkınma Partisi. İsme bakar mısınız? Cumhuriyeti, milliyetçiliği, bağımsızlığı değil, ADALET ve KALKINMAYI ön plana çıkartanların partisi. Samimiyetlerine inanıp, benim de bir keresi oy verdiğim, ama verdiğim oyun hesabını vicdanıma veremediğim ADALET PARTİSİ. 
         
 “Aldanma insanların samimiyetlerine
  Menfaatleri gelir her şeyden önce!
  Vaad etmeseydi Allah cenneti;
  Ona bile etmezlerdi secde!”
                         -Mehmet Akif Ersoy-

   

    Altı üstü bir oyun demeyin. Türkiye’de yapılan yanlış işleri kimse farketmiyorsa, bunu halkın yüzde 80’inin beyni futbol ile uyuşturulduğu içindir. Ülkemizde milyonlarca insan, sebepsiz yere futbolla yatıp kalkıyor. Sürü psikolojisi ile 3 büyük takımlardan birine ölümüne kendini kaptıran milyonlarca insan var. Bir de karakterini Trabzonspor’da bulmuş, güçlülerin hükümranlığına başkaldıran, haklıdan yana olan Trabzonsporlular. Bunlar için Trabzonspor sadece bir kulüp değildir. Ona bir çok mana yüklemiş, zihninde yarattığı şemanın içine binlerce ahlaki olgu yerleştirmiştir. Sahadaki Trabzonspor’un yüz yıl şampiyon olamaması çok önemli değildir. Ama kasıtlı olarak verilmeyen bir penaltıya isyan etmesi önemlidir. Çünkü Trabzonspor’un anlamı odur. Hak aramaktır Trabzonspor. 

     VE TEŞEKKÜR EDERİZ !

    Trabzonspor’u anlatamıyorduk..      

    “Trabzonspor, bozuk düzene ve adaletsizliğe , güçlülerin hegemanyasına başkaldırmaktır” dediğimiz zaman, “Abartmayın yahu, küçük takımsınız, şampiyon oldunuz da vermediler mi kupanızı, kendinizi avutmayın, hayali düşmanlar yaratmayın deniyordu. Hayali değildi aslında düşmanlarımız, ama sadece akıllıların görebildiği, çok net olmayan güçlerdi. Trabzonspor’u “Don Kişot” ilan edenler vardı. 
     “Bizi şampiyon yapmazlar” dediğimizde kimseyi inandıramazdık. Trabzonsporluluk, şampiyonluk kazanmak değil, İstanbul hegemanyasıyla mücadele etmektir” söylemlerimizi, Trabzonspor’un anlamını kimseye anlatamıyorduk.

          AMA BUGÜN?

           Trabzonspor  şampiyonluk kupasını alamamış olabilir. Aslında bu hiç ama hiç önemli değil. Önemli olan şu ki; herkes ; ama herkes, yani 7’den 70’e , en akıllısından, en aptalına, Edirne’den Kars’a, Galatsaraylısından , Tütünsporlusuna , ki buna bütün Fenerbahçeliler de dahildir, 2010-2011 sezonun gerçek şampiyonunun Trabzonspor olduğunu ;  ama kupanın haksızlıklarla, illegal yollarla, ayak oyunlarıyla, medya gücüyle, hükümet desteğiyle kupanın  Fenerbahçe’ye  verildiğini biliyor. Yani bu son 1 yılda herkes gördü ki, 100 yıllık çınarlarımız diye övündükleri kulüpler sırasıyla şampiyonlukları ayak oyunlarıyla pay ederken; ANADOLU’dan  “bu oyunu bozarım” diye çıkan Trabzonspor’un , varlığını adlandırırken kullanılan  “BAŞKALDIRIŞ” söylemi,  gerçektir. Bu gerçeğin varlığından “Allah bir” kadar emin olan biz Trabzonsporlular, bu gerçeği ülkenin geri kalan koyun sürüsüne anlatmakta 45 yıldır zorlanıyorduk. Ama bugün, geldiğimiz noktada, TRABZONSPOR’UN NE DEMEK OLDUĞUNU BÜTÜN TÜRKİYE ANLADI.

          HOŞUNUZA GİTMEDİ
         
       2012 UNESCO  TRABZONSPOR YILI

           Verilmeyen şampiyonluk kupamız , Trabzonspor’u haklı çıkardı. Trabzonspor’un varlığını bilimsel olarak açıklamak gibi bir şeydi bu.  Gerçeklerle.  Mahkeme kararıyla.  Yaşadığım gururun tarifi imkansız, çünkü hepiniz biliyorsunuz ki, bu kupa Trabzonspor’un hakkı, ve bu kupa Fenerbahçe’de. İşte bu. Trabzonspor bu. Trabzonspor, haksızlığa uğrayanların isyan ettiği yerdir. Trabzonspor, güçlüler tarafından ezilen, hakları yenilenlerin, haklıdan yana olanların yeriydi. Bu sene, Trabzonspor’un kendini en iyi ifade ettiği yıldı. Yıllara mana taşıyan UNESCO, bu haykırışa kulak verip, 1 yıl isyan ederek kendini ifade eden Trabzonspor’u 2012 ile anlamlandırmalı.

       GÜÇLÜLERİN İKTİDARINA KARŞI TRABZONSPOR

        Fenerbahçeli  arkadaşlarım  dahil -yemin ediyorum-  şike yaptıklarını kabul ediyor, şampiyonluk kupasının Trabzonspor’un  hakkı olduğunu ifade ediyor, ama Fenerbahçe Cumhuriyetiyiz, alabiliyorsanız alın diye dalgalarını geçiyorlar. Çünkü,  ülkemizin tamamı güce boyun eğmiş, gücün safına geçmiş , Trabzonspor ise bu büyüyen gücün karşısına  ezilmek pahasına çıkmış ve ezilmiştir. Fiziki Trabzonspor, bir şirket olarak, bir kurum olarak, bir bina, bir kadro, bir yönetim olarak Trabzonspor , ezilmiş paramparça olmuştur. Trabzonspor  ezilmiştir, lakin varlığına yakışır şekilde sonuna kadar direnmiş, bozuk düzen tarafından paramparça edilirken de, bu bozuk düzenin , BOZUK olduğunu,  düzenin ve dışında kalanların gözüne sokarcasına ortaya koymuş, ve bu düzenin varlığını anlamsız kılmıştır. Düzenin bütün parçaları, deşifre olmanın acısını yaşarken, Trabzonspor da bana göre Türk Futbolunda misyonunu tamamlamıştır.  Trabzonspor’un misyonu , Türk Futbol düzeninde kimsenin varlığına inanmadığı GÜÇ’lerle savaşmak, onları yenerek halkın ve devletin gözünde kahraman olmaktı. Trabzonspor , Türk Futbolundaki  kara gölgelerle  mücadele edip, onu devirdiğinde;  halkın ve devletin de KARA GÖLGE olduğunu  farketti.  Trabzonspor kimi kime şikayet edecekti? Haklılığımızı ispat edeceğimiz bütün mekanizmalar, BOZUK DÜZENİN BİR PARÇASIydı. 

Trabzonspor,  her bir parçanın gizli kapaklı oyunlarını YASALAR önünde tescil etti  ve  kendi pisliğini gösterdi,  haklılığını ortaya koydu, onları kendi pisliklerinde boğulmaya terk etti. Trabzonspor ve bütünleşmiş diğerleri. Güçlülülerin iktidarı , yani Trabzonspor’un düşmanları sadece futbol kulüpleri değildi. Basın, hükümet, muhalefet, halk, TFF, ve  Tayyip Erdoğan’dan  Allah’tan daha çok korkan herkes güçlülerin iktidarında toplandı.  Trabzonspor, haklılığını bütün ülkeye kanıtlarken, istediğini elde edemedi. Çünkü karşısında, geriye kalan herkes vardı. Onları, yaptıkları rezilliği ortaya çıkararak cezalandırdı Trabzonspor.  Kral Çıplak dedi ve onların rezilliklerini gün gibi ortaya çıkardı. Sadece bizden utanıyorlardı. Çünkü birbilerinden utanmalarını gerektirecek bir şey yoktu. Hepsi bu rezilliğin bir parçasıydı. Trabzonspor, haklılığını onlara söylettiremedi, ama kabul ettirdi. Bunu bütün dünyanın gözlerinin önünde yaparak, onları dünyaya afişe etti. 
       
 Dünyanın her yerinde , Fenerbahçe deyince akıllara şike geliyor.
         Dünyanın her yerinde , Türkiye deyince akla adaletsizlik geliyor. 
         Dünyanın her yerinde, TRABZONSPOR deyince akla “BAŞKALDIRIŞ” geliyor.

Sahi Trabzonspor , bütün bunları yenseydi, tek başına ne yapacaktı? 
Fiziksel olarak, kurumsal olarak ezilen, yenilen Trabzonspor var. Ama biz Trabzonsporlular için, Trabzonsporluluk şemamızda yüzlerce ahlaki değer var demiştik. Sizin takım tuttuğunuz gibi tutmuş olsaydık, kaybettik derdik. Ancak, bizim anlayışımıza göre TRABZONSPOR mutlak galiptir.
Trabzonspor bugün ligden çekilse, biz bin yıl daha Trabzonsporluyuz derdik. 
Trabzonspor, sahaya çıkan 11 değil.
Soyut bir kavram.

   İKTİDAR PARTİSİ VE DİĞERLERİ

    Başbakan Tayyip Erdoğan , hayal kırıklığımız olmuştur. Bütün Türkiye’nin samimiyetine inandığı bir liderken, kamu vicdanını sızlatarak, 75 milyon insanın gözlerinin içine bakarak  ADALETSİZ davranması, ve gücüyle, kendisini ilgilendirmeyen bir konuya müdahil olarak, adaletin tecelli etmesine engel olması, suçluları korurken, hakkedeni hakkından etmesi, en büyük hayal kırıklığımız olmuştur.

Başbakana olan güvenimiz yerle bir olurken, daha önceki bütün uygulamalarını sorgular, ve altında art niyet arar hale geldik. Tayyip Erdoğan’a yakışan, “Fenerbahçe şike yapmıştır. Ben de Fenerbahçeliyim, içim kanıyor ama Fenerbahçe küme düşmelidir. “ demekti. Bunu yapabilseydi, Fenerbahçeliler dahi kendisini alkışlayacak, övecekti. Ancak Başbakan, 75 milyon insanın güvenin kaybetmeyi tercih etti.

Ota boka muhalefet olan CHP lideri Kılıçdaroğlu ise ; Tayyip Erdoğan’ın en büyük hatasına, adaletsizliğine muhalefet olmak bir yana, destek çıktı.  Siz iki zıt kutubu  hem fikir yapan Trabzonspor’a teşekkür ederiz.

SENİ UNUTMAYIZ

Mecliste vicdanının sesini dinleyen biri vardı. Bülent Arınç, Aziz Yıldırım’ı kurtarma operasyonuna karşı çıkarak kendi partisini dahi karşısına almış, bu olay kamu vicdanını sızlatıyor demişti. Lakin kötü adam olmuş, yalnız kalmıştı. 
Tarih seni altın harflerle kazıdı Bülent Arınç. 
Teşekkürler.

ALLAH’TAN KORKMAM ; TAYYİP ERDOĞAN’DAN KORKTUĞUM KADAR

Milletin seçtiği vekiller. Diğerlerini geçtim. Çok has Trabzonsporlu olan Spor Bakanı Suat Kılıç ve  Faruk Özak da Başbakan’dan korktukları için, bozuk düzenden yana oldular. Siyasi çıkarlarını Trabzonspor’un, onu da geçtim adaletin önünde tutanlar, bunun hesabını Allah’a verecekler. Zira , yönetenlerin , adaletli olmaları , haktan yana olmaları üzerine söylenmiş çok fazla hadis var. Ben onların Allah’tan korktuklarına inanmıyorum. Ama korkmayanların da hesap vereceği bir Allah var.

ULA BİZDEN YANA KİM  KALDİ?

Trabzonsporluları tek tek saymayalım. Amaçları farklıydı belki ama Trabzonspordan yana, haktan yana durdular. Erman Toroğlu, Talip Doğan Karlıbel, Mehmet Baransu ve Ahmet Çakar  camia dışından aklıma gelen isimler. Bir elin parmağını geçmezler.  Geriye kalan herkes, NAMUSSUZLARın yanındaydılar. 

SONUÇ

Trabzonspor, 1967’de , bir amaç uğruna kurulmuş ve o maçına başarıyla ulaşmıştır.  Türkiye’de kirli eller olduğunu YASAL olarak kanıtlamış, onlara karşı  mücadelesini sonuna kadar vermiş, onları deşifre etmiş ve ayıplarıyla başbaşa bırakmıştır. 
Bundan sonra mücadele etmeye devam etmek;  vatan hainliğine girer.  Çünkü;  devlet, millet suçlu ile beraber. 
Trabzonspor, geriye kalan her şey ile mücadele ederek birinciyle aynı puanı alarak ; birinci olmuştur.  
Bugüne kadar neyle savaştığını göstermiştir. Varlığını ; kelime anlamını anlatmıştır. Nasıl saçma bir düzen , nasıl illegal yollar ile kupanın çalındığını anlatacağı herkesin , kupasını çalanlara hizmet ettiğini görmüş, göstermiştir.
Alamadığımız bu kupa, Bence Trabzonspor’u başarıya taşıyan , Trabzonspor’u Trabzonspor yapan şeydir.

YARGI BAĞIMSIZ HALA…

AKP hükümeti, müdahale edebileceği bütün unsurları kullanarak adaletin tecelli etmesini engellemeye çalıştı. Ama yargıdan çıkan karar ADALET idi. Bu da, AKP nin henüz YARGI gücüne hükmedemediğini gösteriyor. Baskılar olmuş mudur bilinmez. Bütün kişi ve kurumlardan istediği kararı çıkartmalarına rağmen, YARGI , Adalet dedi. Hak yerini bulmadı belki ama, YARGI üzerine düşeni yaptı. 
Teşekkürler Mehmet Berk; Teşekkürler Mehmet Ekinci.
Ülkemizde hala vicdanı olan insanların var olduğunu bilmek, yüreğimize su serpti.

TÜRKİ CUMHURİYETLER

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak ile gurur duymuyorum. Adalete olan güvencimi yitirdim. Güvercin kadar korkağım. Benden güçlü herhangi birine yem olabilirim. Bunu bütün Türkiye bilse de, bir kişinin beni savunmayacağını biliyorum. Biz böyle bir millet değildik. Haktan , haklıdan yanaydık. 

Zulm karşısında susan, dilsiz şeytandı hani Başbakanım? Bir ülkede insanların adalete olan güveni zedelenmişse, o ülkede yaşanmaz. Zira; biz Trabzonluların, adalete olan güveni zedelenmemeliydi. Biz bu vatanı öyle sevmiştik ki. Ama bize burada “pis zenci” muamelesi yapıyorsunuz, sadece haklı olduğumuz ve hakkımızı aradığımız için. Fatih’in fethettiği, Yavuz’un yönettiği, Kanuni’nin doğduğu Trabzon, Fatih, Yavuz ve Kanuni gibi HAK ve ADALET’ten yana. Yüzlerce yıl, gayrimüslimine, azınlıklarına dahi adaletle hükmetmiş Atalarımız, sizi görse yerin dibine girer, bizi görse çekin gidin der.. Var mıdır, alışabileceğimiz Türki Cumhuriyetler? Bu ayıp sizin…

TRABZONSPOR KULÜBÜ BAŞKANI OLSAM

Trabzonspor , kar amaçlı ticari bir şirket olarak görenleri bilemem. Benim zihnimdeki Trabzonspor , tamamen soyutlaşmış ve bir mücadelenin adı olmuştur. Ve bu sene, Trabzonspor  zirve yapmış, nirvanaya ulaşmıştır. Trabzonspor’un kanıtlayabileceği yeni bir milim bir şey yukarda. 
Trabzonspor, misyonunu başarıyla tamamlamıştır. 
Takımı ligden çeker, Türkiyeyi rezilliğiyle başbaşa bırakırım. 
Düşünsenize Trabzonspor diye bir takım yok, ama milyonlarca insan TRABZONSPORLUYUM diyor.
Ve vicdanlı milyonlarcası sana katılıyor.
Çocuklarımız, hiç görmedikleri bir efsaneyi tutuyor.
Gerçek bir efsane oluyor bu düşünsenize, meraklı gözlerle dinleyen milyonlarca insana anlatacak bir mücadelemiz var.
Ya da sahte bir ligde, küçülerek eriyen, ezildikçe ezilen kurumsal ticari bir şirket olarak Trabzonspor. 
Hiçbir şey değişmedi anlamıyor musunuz? 
Amacımıza ulaşmışken, zirvedeyken,  ulaşamayacağımız sahte bir amacın peşinde eriyoruz. Birkaç yıl sonra onlar da sıkılacaklar, çünkü oyunu bozduk, deşifre ettik. Bozduğumuz düzenin bir parçası olmaktan vazgeçelim.
Benim Trabzonspor’umun, burda işi yok.
Aldım kendi Trabzonsporumu, gidiyorum bu diyardan. 
Zaten futbolun eğlencesi bitti, ticari kaygılarla kurumlar suni bir heyecanın içinde. Bence birkaç yıl içinde, futbol, Türkiye’de hentbol kadar önemli olacak. 
Kimse yeni tanıştığı birine hangi takımlısın diye sormayacak ama Trabzonspor, bizim yine üst kimliğimiz olacak !


Teşekkürler  Trabzonspor !

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim