• BIST 106.404
  • Altın 146,968
  • Dolar 3,4891
  • Euro 4,1811
  • Trabzon 25 °C
  • Giresun 25 °C
  • Ordu 27 °C
  • Rize 27 °C
  • Gümüşhane 31 °C
  • Samsun 27 °C
  • Bayburt 30 °C
  • Artvin 32 °C

Trabzon Adliyesi'nde Olay

Trabzon Adliyesi'nde Olay
Adli Tıp Kurumu Grup Başkanı Hüseyin Çetin Ketenci, Trabzon Adliyesinde görev yapan savcıların kendilerine psikolojik baskı uyguladıklarını ileri sürdü.
Trabzon Adliyesi'nde Olay Trabzon Adliyesi'nde Olay

Adli Tıp Kurumu Grup Başkanı Hüseyin Çetin Ketenci, Trabzon Adliyesinde görev yapan savcıların kendilerine psikolojik baskı ve mobbing uyguladıklarını ileri sürerek sıkıntılarını içeren şikayet dilekçesini Başbakanlık İletişim Merkezi'ne (BİMER) gönderdi.

Adli Tıp Kurumu Grup Başkanı Hüseyin Çetin Ketenci, Trabzon Adliyesinde görev yapan savcıların kendilerine psikolojik baskı ve mobbing uyguladıklarını ileri sürerek sıkıntılarını içeren şikayet dilekçesini Başbakanlık İletişim Merkezi'ne (BİMER) gönderdi.

Ketenci, şikayet dilekçesinde 13 Haziran 2013 tarihinde görevine başladığını ve yoğun iş temposunda 14 ile baktıklarını belirtti. Ülkemizde raporların kısa sürede çıkarıldığı ve adli tıp uzman başına en fazla işin yapıldığı yerlerden birinin Grup Başkanlığı olduğunu anlatan Ketenci, şöyle konuştu:

"Buna rağmen ben ve çalışma arkadaşlarım sürekli görevi ihmalle suçlanmakta, aksaklıların sorumlusu ve hedefi olarak gösterilmekteyiz. Ortalama olarak ayda 21 gün sorumlu-icapçı bilirkişi olan ve bir defasında, aralıksız 52 gün nöbet tutan, bayramlarda, cenazelerde dahi izin kullanmayan, diğer izin haklarını da yoğun olan işi nedeniyle kullanamayan bir kişi olarak görevi ihmalle suçlanmaktayım. Bu çok büyük bir çelişkidir. Ölü yakınlarını mağdur etmemek için mesai saatleri haricinde yapılan otopsi işlemleri için savcılıkça bir standarda bağlanan bilirkişi ücretleri bir savcının kişisel tutumu da bahane edilerek birkaç savcının da desteği ile Eylül 2013'te tamamen kaldırılmıştır. Oysa nöbetçi olmadıkları halde göreve geldikleri bilgisi kendilerine defalarca bildirilmesine rağmen adli tıp çalışanlarını grup başkanlığı binasında aileleri ile birlikte ikamet ediyor gibi algılamak isteyen Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı evlerimizden kendi imkanlarımızla kuruma geldiğimiz halde yol harcırahımızı dahi ödememektedir. Ayrıca savcılığın 'sıfır lira' takdir etmesinden otopsiyi yapan kişilerin hiçbir mesai ya da emek harcamadıkları anlaşılmaktadır."

Oysa bu iddianın bilime ve mantığa aykırı olduğunu belirten Ketenci, "Yapılan her işte emek ve mesai olduğu açıktır. Bu konuda Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi olarak durumla ilgili bilgi sorulduğunda 'herhangi ücret yazılamayacağı' cevabı alınmıştır. Konu ile ilgili idare mahkemesine dava açma durumu da doğmuştur. Fakat mahkemelerin ve Danıştay'ın karar sürecinin ne kadar uzun süreceğini bildiklerinden bu süre zarfında da herhangi olumlu adım atmayacakları da açıkça ifade edilmiştir" dedi.

ÜLKEDE SIFIR LİRA ÖDENEREK OTOPSİ YAPILDIĞINA DAİR ÖRNEK YOK
Türkiye'nin hiçbir yerinde sıfır lira ödenerek otopsi yapıldığına dair örnek bulunmadığını kaydeden Ketenci, "Ülkenin hiçbir yerinde mesai dışında 'sıfır lira' ödenerek otopsi yapıldığına dair örnek yoktur. Başsavcılık T.C. Anayasası'nı, Adli Tıp Kurumu Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği'ni hiçe sayarak ve üzerimizde mobbing uygulayarak Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı'nın bir görüş yazısını kanunların dahi önünde tutmaktadır. Bu yazıya göre 'sıfır lira' prensibini uygulayan Başsavcılık, bu yazı 2010 yılında yazılmış olmasına rağmen yazıyı Eylül 2013 tarihine (benim göreve atanmamdan hemen sonra) kadar görmezden gelmiş/fark edememiş! ve daha sonra sümen altından çıkarıp ücretlerin ödenmemesi için bahane olarak kullanmıştır. Kaldı ki aynı daire başkanlığı tarafından (hatta aynı kişi tarafından imzalanan yakın tarihli iki ayrı görüşte bile) bu hususta düzenlenen farklı yazılarda birbirine tamamen zıt görüşler vardır" ifadelerini kullandı.

PATRON BENİM İDDİASI
Ketenci, dilekçesinde şu sorulara yer verdi:

"Trabzon Cumhuriyet Savcısı O.T., grup binasında kızgın bir biçimde 'Ben buranın patronuyum' demiştir. Konuyu Trabzon Cumhuriyet Başsavcısına ilettiğimde kendisinden azarlayıcı bir ses tonuyla patrondan öte, savcıların 'imparator' olduğu cevabı alınmıştır. Cumhuriyet rejiminde imparatorluk geçerli midir? Patronluk devlet işlerinde kullanılan bir sıfat mıdır? Bu kişilerden bu sıfatları bir devlet memuruna karşı kullanma amaçlarının ne olduğu sorulabilir mi? ya da bu kişilere daha önce hiç duymadığımız bu kadrolar özel bir görevle mi verilmiştir? Varsa bu kişilere bu sıfatlarla hitap etmemizde ya da bu sıfatları kendilerine karşı resmi yazışmalarda kullanmamızda bir sakınca var mıdır?"

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Araplar Trabzon'a akın ediyor!15 Şubat 2017 Çarşamba 18:54
  • Trabzon'da mezarlıkta fuhuş!15 Şubat 2017 Çarşamba 17:34
  • Meteoroloji'den kar uyarısı!15 Şubat 2017 Çarşamba 14:25
  • Trabzon'a kritik kar uyarısı!10 Şubat 2017 Cuma 18:12
  • Karadeniz'e kritik deprem uyarısı!08 Şubat 2017 Çarşamba 17:09
  • Gümrükçüoğlu'dan kuğuları kurtaran işçiye hediye!06 Şubat 2017 Pazartesi 19:08
  • Trabzon zehirden kurtuluyor!28 Ocak 2017 Cumartesi 16:04
  • Trabzon'da uyuşturucu operasyonu!27 Ocak 2017 Cuma 21:54
  • Akyazı'ya Belediye taşıyacak!27 Ocak 2017 Cuma 17:15
  • Trafik kazası: 1 ölü!24 Ocak 2017 Salı 20:30
  • Tayfa Haber - ÖZEL-
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim