• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon 17 °C
  • Giresun 16 °C
  • Ordu 16 °C
  • Rize 18 °C
  • Gümüşhane 13 °C
  • Samsun 15 °C
  • Bayburt 8 °C
  • Artvin 14 °C

Kılıçdaroğlu: Üç gün sussa Türkiye'de huzur olur

Kılıçdaroğlu: Üç gün sussa Türkiye'de huzur olur
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuşuyor.
Kılıçdaroğlu: Üç gün sussa Türkiye'de huzur olur Kılıçdaroğlu: Üç gün sussa Türkiye'de huzur olur

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:

"Soma'daki madenciler yürüyor haklarını arıyor. Orada eylem yapan bütün işçi kardeşlerimi yürekten kutluyorum. Sizin emeğinizi satan sendikacılara sakın güvenmeyin. Hep sizin yanınızda olacağız. Herkes iş bulmalı, herkesin işi olmalı ama herkes örgütlenebilmeli bir araya gelebilmeli derdini anlatmalı toplu sözleşme yapmalı. Biz ortaçağ ülkesi miyiz 21. yüzyıl ülkesi miyiz. O zaman örgütlenmekten korkmayacağız. Kim buna yasal engel getiriyorsa mücadeleye hazırız. Bunu herkesin bilmesini istiyorum. Özellikle de taşeron yanında çalışan işçi kardeşlerim bilsin. Biz sizin haklarınızı savunuyoruz. Sizin için mücadele ediyoruz. Bize güvenin bize destek verin. Beraber olacağız ki güçlü olalım. Ama hala gidip de sizin emeğinizi sömüren bir siyasal partiye destek verirseniz başınıza daha çok şey gelecek. Hep beraber ağlayacağız. Ağlamak çözüm değil soruna çözüm üreteceğiz. 

Biz üçüncü sınıf değil birinci sınıf demokrasi istiyoruz. Köle düzeni içinde değil uygar bir tarzda çalışsın herkes. Herkes ülkesine yasalarına sendikasına hukuka yargıya güvenmeli. Bütün bunları sağlarsak çağdaş Türkiye'yi yeniden ayağa kaldırmış oluruz. 

İşçilerimize sesleniyorum. Sizin yeriniz sizin ocağınız Cumhuriyet Halk Partisidir. Halkın partisi.. Siz halktan birisiniz. Haklarınızı savunuyoruz. Ne arıyorsunuz sağda solda? Ne bekliyorsunuz? Umut mu? Onlardan size umut yok. Onlar kendileri köşeyi dönmek istiyor. Sizi sömürmek istiyor. Soma'da 301 kişi hayatını kaybetti. Birlieri timsah gözyaşı döküyor. Bırakın onları. Haklıysanız güçlüsünüz. Unutmayın biz sizin yanındayız.

Yardım gelecek şu gelecek bu gelecek insanlar öldü ne yapalım demeyelim. Bunun mücadelesini yapmamız lazım. Onlar da işçiydi siz de işçisiniz. Ama emeğinizi sömürtmeyin. Çağdaş bir insan gibi alın teri döküyorsunuz. Alın terinin hakkını almak zorundasınız. Bunun mücadelesini yapacağız. Yeriniz artık burası. Geleceksiniz eliniz mahkum. Ya sömürülmeye katlanacaksınız ya da artık yeter ben de özgür bir yurttaş gibi yaşamak istiyorum alın terinin karşılığını almak istiyorum diyeceksiniz. Öyleyse gelin ortak ses çıkaralım. 

Soma'nın hesabını soracağız hiç endişe etmeyin. Geçen hafta beraber bir duyguyu yaşadık. 301 şehidin adını tek tek saydık. Hiçbir partinin yapmadığını yaptık. Çünkü biz CHP'yiz. Halkın partisiyiz. Hiç kimsenin burnu kanasın istemeyiz. Bu ülkede eğer mutlu olacaksak herkesin çalıştığı ama güvence içinde çalıştığı bir toplum yaratırsak mutlu oluruz. Aksi halde dağılırız. Huzur ve barış istiyoruz. 

Türkiye riskli bir sürecin içine girdi. Kullanılan dil gerginliği besliyor. Bu gerginlik bu kaygı toplumun dokularına işledi. Tekerlek kırılınca yol gösteren çok olur. Ama biz tekerlek kırılmadan yol göstermek istiyoruz. Bunu aydınlar akademisyenler sanatçılar yapacak. Bu ülkenin siyasetçileri yapacak. Nasıl davranmamız gerektiğini anlatacağız. Siyasetçinin sorumluluğu aydınlardan biraz daha fazladır. Bizim bir de temsil yetkimiz var. Oy almışız halktan. Gelmişiz bu kürsülere ve burada biz halkın dertlerini dile getirmek çözüm üretmek zorundayız. Kendisi sorun olan bir siyasal iktidara karşı çözüm üretmeliyiz. Aksi halde sağlıklı bir süreci yakalayamayız. 

Yol göstermek siyasetçinin ve aydınların görevidir. Taşeron sistemi nasıl engellenecek? Uluslararası standartlar var onları getireceğiz. Sendikacılık.. Ona da uluslararası standartlar var. Yeniden keşfedecek bir şey yok. Çözümler hazır. 

Gerginliklerden belli siyaset kurumları beslenmeye çalışıyor. Bu tehlikeli bir sürece bizi götürür. Siyasetçinin bir görevi vardır. Siyasetçi halka hesap vermek zorundadır. Siyaseti zenginleşmek için yapmaz. Halka adanmıştır. Halkın sorunlarıyla ilgilenirsiniz. O dertlere çözüm üretirsiniz. Eğer bunları bir kenara bırakıp kendi iktidarınız için toplumu kamplara ayrıştırırsanız sorun yaratırsınız. Bugün geldiğimiz nokta budur. Sorun yaratan bir siyasal iktidar var. Biri konuştuğunda herkes kulaklarını tıkıyor. Emin olun üç gün sussa Türkiye'de huzur olur. Her gün konuş her gün kavga... Nereye gidecek!

Huzurlu bir toplum  yaratmak zorundayız. Biz olabildiğince muhalefet yapıyoruz. Adı üstünde.. İşimiz iktidarın yanlışlarını dile getirmektir. Bizim görevimiz bu. Hükümet ülkeyi akılla yönetir öfkeyle değil. 

Siyasetçinin bir avantajı da kürsü dokunulmazlığıdır. Ama aydınlar da demokrasiyi savunmak zorunda. Zalimin ve yanlışın karşısında durmak zorundalar. Aksi halde onlara aydın diyemeyiz. Toplumun önderidir aydın. Bir bedel ödenecekse aydın bedel ödemekten korkmaz. Onun için biz ona aydın diyoruz. Eğer korkup sesini kesiyorsa ona aydın denmez. O farklı bir şeydir. 

76 milyon yurttaşıma sesleniyorum. Biz üstümüze düşeni yapıyoruz. Hatta bazı hataları fazla kutuplaşma olmasın diye özenle görmüyoruz. Soma olayları konusunda çok dikkatli bir tutum izledik. Gezi olaylarında da çok dikkatli bir tutum izledik. Gencecik çocuklarımız gömülmesin diye mücadele ettik. Biber gazını bizim vekillerimiz yedi. Copları bizim vekiller yedi. Hastanaye kaldırıldılar. Vatandaşın çocuğu dövülmesin biber gazı yemesin diye yaptık. 

Yanlış mı yapıyoruz biz acaba? Biz çatışmadan yana değiliz. Bu arada yüzü maskeli elinde silah olayları çıkaranlar kimse bunlar çıkarsınlar ortaya. Biz yüzü maskeli elinde silah olay yaratan kişilere karşıyız. Her zaman söyledim yine de söylüyorum. 

O kişiler acaba kim? Gezi olaylarında Toma'ya molotof kokteyli atan polisleri gördük. Fotoğraflarını gördük. Şimdi toplumda bu kutuplaşmayı yaratanlar kimler? Hükümetin bir an önce bunu ortaya çıkarması lazım. 

Şimdi konuşmayacaksak ne zaman konuşacağız. Kamplaşma yaratılıyor. Öyle bir tabloyla Türkiye ilk kez karşı karşıya kalıyor. Müthiş bir yarılma... Bunu yapan siyasal iktidarını korumak için çaba gösteren iktidar. İlk kez Türkiye böyle bir tabloyla karşı karşıya. 

Ben 68 kuşağından geliyorum"

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim