• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 16 °C
  • Giresun 16 °C
  • Ordu 17 °C
  • Rize 20 °C
  • Gümüşhane 19 °C
  • Samsun 17 °C
  • Bayburt 15 °C
  • Artvin 22 °C

Kılıçdaroğlu: Biz Sizi Savunduk, Siz AKP'ye Oy Verdiniz

Kılıçdaroğlu: Biz Sizi Savunduk, Siz AKP'ye Oy Verdiniz
Diyarbakır'da konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Biz sizi savunduk, Diyarbakırlılar koşa koşa gitti AKP'ye oy verdi." dedi.
Kılıçdaroğlu: Biz Sizi Savunduk, Siz AKP'ye Oy Verdiniz Kılıçdaroğlu: Biz Sizi Savunduk, Siz AKP'ye Oy Verdiniz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2 yıl aradan sonra Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi'nin düzenlediği "TİGRİS Diyalogları" toplantısı için Diyarbakır'a gitti. Diyarbakır'da katıldığı 2. Tigris Diyalogları toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, "Eski CHP" anlayışını eleştirerek, “Bizi hâlâ 1930’ların 40’ların CHP’si gibi düşünmeyin. Dünya değişiyor, kurumlar değişiyor; tabii ki biz de değişiyoruz” diye konuştu.

DİYARBAKIRLILARA SİTEM ETTİ: BİZ SİZİ SAVUNDUK SİZ....

Diyarbakırlılara sitem de eden CHP lideri "Ben sizin hakkınızı savunuyorum, siz sizi savunmayana oy verdiniz." dedi. Kılıçdaroğlu, "19 Mart 2013. Diyarbakır Cezaevi’ni en iyi Diyarbakırlılar bilir. Orayı müze yapmak istedik. Kanun teklifini verdik. Geçmişin acılarından ders alarak geleceği inşa etmek zorundayız. Erdoğan size geldi dedi ki ‘’Bu cezaevini yıkacağım, daha modern cezaevi yapacağım.’’ Özür dilerim ama Diyarbakırlılar da koşa koşa gidip AKP’ye oy verdiler. Hapishane vaat edip oy alan bir tek Erdoğan var. " diyerek bölge halkına serzenişte bulundu.

ÇÖZÜM SÜRECİ

CHP’nin çözüm sürecine engel olduğu algısının doğru olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, sorunu çözebilecek donanım ve inanca sahip olduklarını ifade etti. Kılıçdaroğlu iktidarı da eleştirerek, “Parlamentonun yarısı sende, sen çözüm getirdin de biz mi karşı çıktık” ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, sürecin yasal zemine oturtulması ve saydam yürütülmesi koşuluyla desteklerinin süreceğini de kaydetti.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları;

"ÇÖZÜM İÇİN NE DÜŞÜNÜYORUZ ONU ANLATMAYA GELDİM"

"Bu sorunun çözümünde biz ne düşünüyoruz? Bunu anlatmak için geldim. Yeni bir sürecin içindeyiz. Dayatmacı olmayan bir Cumhurbaşkanı adayından yana tavır almanızı çok isterim. Bu ülke kavgadan çok etti. Herkesi kucaklayan, güzel bir dil kullanan birini cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtalım. İçerde gerilim var, bölgede gerilim var. Gerilimden beslenen bir siyaset anlayışı var. Ülkeyi yöneten kişi hem barıştan söz edip hem kılıç taşırsa olmaz. Barıştan yana, huzurdan yana bir tavır sergilemek zorundayız.

"O TIR'LARLA SİLAH GİTTİĞİNİ BİLİYORUM"

IŞİD yetkilileri açıkça insanları rehin alırken sessiz kalıyorsa, basında yer almasın diye yargı karar çıkarıyorsa hepimizin oturup düşünmesi lazım. TIR’larla silahlar nereye gidiyor, düşünmeniz lazım. Adımın Kemal olduğunu bildiğim kadar o TIR’larla silah gittiğini biliyorum. O silah döndü bizim insanımıza karşı.

"SÜRECİN BAŞARISINI DEMOKRASİYİ İÇİNE SİNDİRMEYEN BİR İNSANA BAĞLAMIŞIZ"

Bir süreç yaşıyoruz şöyle bir algı var. Bir yerde genç ölüyor, sesimizi çıkarmayalım. Bu da doğru değil. Ben kimse hayatını kaybetmesin istiyorum. Düşüncesinden dolayı hiç kimse hapse atılmasın istiyorum. Bizim ülkemizde insanlar 3. Sınıf demokrasiye layıktır diye bir algıyı kabul etmiyorum. Yasamayı arka bahçesi haline getiren, havuz medyası oluşturan anlayışın ülkeye demokrasiyi getirmeyeceğini sizin de bilmenizi isterim. Sürecin başarısını demokrasiyi içine sindirmeyen bir insana bağlamışız. Ne konuşuluyor? Hiç kimse bilmiyor. CHP neden bu konuda çalışmıyor diye bize soruyorsunuz. Bizim sözlerimiz bu bölgede de yeteri kadar yankı bulmuyor.

"BİZ SİZİ SAVUNDUK, SİZ AK PARTİ'YE OY VERDİNİZ"

Roboski’de bir olay oldu. 34 yurttaşımız öldürüldü. En net olayı takip eden parti CHP’dir. Bizim raporumuzu okumayan varsa lütfen okusun. Her olayı sonuna kadar izledik. Hesabı verildi mi? Verilmedi. Hesabı sorulmadı. Hesabını sormak isteyen CHP’ye bölgede oy çıktı mı? Hayır. O zaman aramızda sorun var. Ben sizin hakkınızı savunuyorum. Siz sizi savunmayana oy verdiniz. Sınır ötesi parlamentonun yetkisinde. Talimatı kim verdi? Hükümet. Bu açık gerçek ortada dururken biz bölgeden beklediğimiz desteği alamadık. Buraya sitem etmeye ve sitemlerinizi dinlemeye geldik. Süreçle ilgili yüksek beklenti yaratıldı. Yüksek beklenti karşılanmazsa sonu felaket olur. Sorunun çözümünde birinci nokta karşılıklı güvendir. Yalan söylemeyen, güvensizlik eksenine oturtulmuş bir sorun çözülmez. Biz ne söylüyorsak beğenir ya da beğenmezsiniz çıkıp kamuoyu önüne çok açık ve net söylüyoruz.

"HAYATIMDA DUYDUĞUM EN SAÇMA GÖRÜŞ"

'Sorunu çöz sana sonsuz kredi' dedim. Ertesi gün 'Ne diyorsun' dedi. Ben bekledim ki bölgede Kılıçdaroğlu’na destek çıkacak. Tam bir sessizlik. Şöyle bir algı da var. AKP sorunu çözecek, CHP karşı. Hayatımda duyduğum en saçma görüşlerden biri. Ne yaptık da sorun çözülmedi. Sanki biz iktidardayız da onlar muhalefette. İktidarda olan sensin. Parlamentonun yarısından fazlası sende. Sen sorunu çözdün de hayır mı dedik. MİT müsteşarı ile ilgili kanunu 24 saatte geçirirken kimse engel olmuyor da bu sorunu çözmek için CHP’yi engelmiş gibi gösteriyor. Samimi değiller.

"AKİL İNSANLAR HEYETİNİ BİZ ÖNERDİK"

Bir kitapçığımız var. Toplumsal Barışı demokrasi ile güvence altına almak. Bu kitapçıktan edinmek isteyene biz göndereceğiz. CHP bu konuda ne düşünüyor, ne adımlar attı? AKP’nin dediği gibi hiç çözüm üretmedi mi? Burada göreceksiniz
31 Mayıs 2012’de arkadaşlarım TBMM Başkanı Çiçek’i ziyaret etti. 10 maddelik Kürt sorununun çözümü yönündeki öneriyi Çiçek’e sundular. Akil insanlar heyetini ilk o önerilerde biz sunduk.

"SİYASİ HAYATIMA MAL OLSA BİLE..."

6 Haziran 2012’de ben vekil arkadaşlarımla Erdoğan’ı ziyaret ettim. Yöntemi, sorunun çözümü ile ilgili düşüncelerimi aktardım. Parlamentoda Uzlaşma Komisyonu kuralım dedim. Bu işin ucunda ölüm var. İnsanlar ölüyor. BDP ve MHP’yi dışarda bırakalım, biz bir araya gelelim. Adı toplumsal uzlaşma. İki önemli faktörü sistemin dışına atarsanız bu sorunu nasıl çözeceksiniz. Bu sorunun çözümü siyasi hayatıma mal olacaksa onu da göze alırım. Yeter ki bir kişi hayatını kaybetmesin. Ama olmadı. Kapalı kapılar ardında demokratik çözüm olmaz. Süreç yasal bir zemine oturtulmak zorundadır. Süreç saydam olmalıdır. Elbette birileri karşı çıkabilir. Ama samimi olarak tartışırsak bu sorunu aşabiliriz. Türkiye’nin bu sorunu çözme birikimi var.

"DERSİM ARŞİVLERİNİ AÇIN DEDİK"

Sorun tarihsel kökleri olan bir sorun. Yeri ve zamanı geldiğinde biz kendi tarihimizle de yüzleşmeliyiz. Hata olur, eksik olur. Kurumların da hatası olur. Önemli olan hatadan ders alıp onu tekrar etmemektir. 11 Haziran 2013’de İl İdaresi kanununda değişiklik yapılması için kanun teklifi verdik. Bazı yer isimlerinin değişmesi gerekir dedik. Arkadaşlarıma talimat verdim. Samimi olduğumuzu dünya bilsin dedim. Verdik teklifi. Gereği yapıldı mı? Hayır. 'Dersim arşivlerini açın' dedik. 'İsteyen gitsen baksın' dedik. Gereği şu ana kadar yapılmadı.

"DİYARBAKIRLILAR KOŞA KOŞA GİDİP AKP’YE OY VERDİLER"

19 Mart 2013. Diyarbakır Cezaevi’ni en iyi Diyarbakırlılar bilir. Orayı müze yapmak istedik. Kanun teklifini verdik. Geçmişin acılarından ders alarak geleceği inşa etmek zorundayız. Erdoğan size geldi dedi ki ‘’Bu cezaevini yıkacağım, daha modern cezaevi yapacağım.’’ Özür dilerim ama Diyarbakırlılar da koşa koşa gidip AKP’ye oy verdiler. Hapishane vaat edip oy alan bir tek Erdoğan var. Ben bunu içime sindiremiyorum. Sorumlusu sokaktaki yurttaş değil, sorumlu bölgedeki aydınlar. Hiç bunun üzerinde durmadılar.

"ÖNERDİK DE OY MU ALDIK"

Nevruz’da insanlar bayram kutlayacak. Kanun teklifi verdik. Kabul edildi mi? Hayır. Halepçe katliamının tanınması ile ilgili teklifi biz verdik. Zehirli gaz kullanıldı mı? Evet. Sessiz mi kalacağız? Hayır. Biz gördük o olayı. Biz bölgeden oy mu aldık. Yok efendim. Neden? CHP 1930’ların CHP’si. 21. Yüzyılda demokrasi ve özgürlük mücadelesi veriyoruz. Mayınlı araziler… Temizleyin. Topraksız köylüye verin. İşlesin orayı. Biz önerdik de bölgeden oy mu aldık. Hayır. Köye dönüşler.. Biz buna da dikkat çektik. Dönüşü insani koşullara indirin. Haklarını verin. İnsanlar köylerine huzur içinde dönsünler. Oturduk kanun teklifimizi hazırladık. 4 Haziran 2013’te TBMM’ye verdik. Koruculuk bitsin. İnsanlar da devlette başka bir görevde çalışsın. Dünyada bir sosyal devlet yoktur ki sigortasız adam istihdam etsin. Korucuya silah ve maaş veriyorsun, sigorta primini yatırmıyorsun Devlet kayıt dışı adam istihdam eder mi? Etmez. Bu adamlara da yazık.

FAİLİ MEÇHUL ÖNERGEMİZİ AKP 8 KEZ REDDETTİ

8 kez faili meçhuller için önerge verdik, AKP reddetti. Ne demek faili meçhule gitti. Analar ağlamasın diyeceksiniz ama öldürülen çocukların faillerini ortaya çıkarmayacaksınız.,

"ALGI 1930’LARIN CHP’Sİ…"

İşkence ve işkencecilerin araştırılması için önerge verdik. O da reddedildi. İşkencecileri AKP koruyor, CHP soruşturulmasını istiyor. Bölgedeki algı, 1930’ların CHP’si. Bunlar zaten işkence yapıyor.. Biz uygar bir devleti yeniden inşa etmek istiyoruz. Bir de çözülmesi gereken güncel sorunlarımız var. 17 maddelik Demokrasi ve Özgürlük Bildirgesi yayınladı. Yüzde 10’luk seçim barajı yüzde 3’e düşsün dedik. İsterseniz yüzde 0’a indir. 12 Eylül darbecileri bu yasayı çıkardı. Darbe hukukunun arkasına saklanan kişiler ülkeye demokrasiyi getiremezler. Demokrasi kişisel kariyer için gelmez, sokaktaki yurttaş için gelir. Kaldıralım yüzde 10 seçim barajını, isteyen gelsin. Siyasal partilerin varlık nedeni farklıdır. Ama siz onun demokratik yollarla temsil hakkına imkan vereceksiniz.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim