• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Trabzon 23 °C
  • Giresun 24 °C
  • Ordu 23 °C
  • Rize 24 °C
  • Gümüşhane 17 °C
  • Samsun 19 °C
  • Bayburt 16 °C
  • Artvin 22 °C

Kaçan Oylarımız Geri Geldi

Kaçan Oylarımız Geri Geldi
TAKA Gazetesi Yayın kurulunun seçim sohbetlerine konuk olan Trabzon Milletvekili ve 1.sıra adayı Av. Haluk Pekşen, ‘7 Haziran’da MHP’ye ve HDP’ye kaçan oylar geri geldi. CHP hem Türkiye genelinde hem de Trabzon’da büyük bir sıçrama yapacaktır’ dedi.
Kaçan Oylarımız Geri Geldi Kaçan Oylarımız Geri Geldi

7 Haziran seçimlerinde CHP’den milletvekili seçilen Av. Haluk Pekşen’e dur durak yok.

Seçildiği ilk günden itibaren özellikle Yeşil yol konusunda bölgeyi dolaşan ve kamuoyunu bilgilendiren Pekşen, 1 Kasım seçimlerine gidilirken yayla ve ormanlarla ilgili de iddialı açıklamalarda bulundu.

Yaylaların Dubai’de Arap şirketlere pazarlandığını iddia eden Pekşen, Ormanlara da Rusya’dan ağaçları kurutan böcek sızdığını ve böcekle mücadele için Orman Genel Müdürlüğünün gerekli olan 45 milyon TL’yi tahsis etmediğini söyledi. İşte Pekşen’in açıklamaları:

Havva Ana İle Başladım
 
TAKA:
 Milletvekili seçildikten sonra sadece Trabzon’un değil bölgenin sorunlarına da el attınız. Bölge milletvekili gibi hareket ediyorsunuz. Yeşil Yol konusunda da gündemi elinizde tuttunuz. Bu konuda sizi biraz yargılı görenler de var. Neler söyleyeceksiniz?

HALUK PEKŞEN: Yeşil Yol ile ilgili birçok kez açıklama yaptım, bir kez daha bunu gündeme getirmekte yarar 1görüyorum. Öncelikle bu yolun yapılması doğrudur-yanlıştır şeklindeki hiçbir tartışmanın içerisinde yer almadım. Yapılmasını veya yapılmamasını içeren bir cümlem yoktur. Ben bu bilim insanlarının haritacılarını, şehir planlamacılarını, o projeyi yöneten yerel yönetimleri daha çok işidir. Bu projeye ihtiyaç var mı, yok mu? En iyi onlar ölçümler. Ben o boyutuna bir şey söylemem. Benin söylediğim Yeşil Yol kılıfına büründürülerek yapılan çok büyük bir yolsuzluk süreci. Ben Yeşil Yol konusuna herkes gibi İşte Havva Ananın feryadıyla tanık oldum. Sonra sayın genel başkanımızın talimatıyla benim başkanlığımda bir komisyon kuruldu ve hala o çalışmaları devam ettiriyoruz. O günden beri söylediklerimde bu güne kadar tek bir iddiam yalanlanamadı. Gerçek dışı olduğu ortaya konamadı. Tam tersine her geçen gün yeni bir şey öğrendik. Biz iddialara dahil olduğumuz günde sanıyorum ki yalnızca yaylalara yapılan bir yol ve o yaylada yaşayan insanların itirazları gündem konusu. Sonra öğrendim ki Yeşil Yol aslında yayla yolları değilmiş.

Yeşil Yol Üzerinden Gidiyorlar!

TAKA: Biz yayla yolları diye biliyoruz sayım vekilim?

HALUK PEKŞEN: Yeşil Yol’la ilgili 3 ayrı kategori oluşturmuşlar. Karadeniz sahilinden geçen duble yol bile Yeşil Yol statüsüne alınmış. Fatsa’dan Amasya’ya giden yolda Yeşil Yol statüsünde, Giresun’dan Kürtün’e çıkan, Gümüşhane’ye giden yolda Yeşil Yol statüsünde. Şiran’a giden yolda Yeşil Yol statüsünde, Artvin Hopa’dan Erzurum’a giden yolda Yeşil Yol statüsünde. Yeşil Yol statüsünün şöyle bir avantajı var. Eğer bir yol Yeşil Yol statüsüne alınmış ise o zaman özel yasal düzenlemelerden yararlanıyor.

Sistemi Bozan 3 Yasal Düzenleme

TAKA: Nedir bu yasal düzenlemeler?

HALUK PEKŞEN: Birincisi; Ormaniye size izin vermek zorunda. Dilediğiniz kadar ağaç kesebilirsiniz. İkincisi çevresel etki değerlendirme raporu(ÇED) almanız gerekmiyor. Çevre hassasiyetleri hiç önemli değil. Milli Parkmış, sit alanıymış, doğal sit alanıymış hiç önemli değil. Dilediğiniz şekilde yol yapabiliyorsunuz. Üçüncüsü; Açık ihale usulüne girmesi gerekmiyor. Dilediğiniz eş, dost yandaş müteahitleri davet edip ihaleleri onlara verebiliyorsunuz. Benim ortaya koyduğum bunlardır. Biz buna karşıyız. Tabi ki toplumda bunları öğrendikçe bu yola hassasiyet göstermeye devam edecek.

2004 Yılında Yapılan Projeye Ne Oldu?

TAKA: Bu yol Avrupa’daki gibi insanların bisikletle gezebileceği doğayı tahrip etmeden yaylalar arası iletişimin güçleneceği bir yol olamaz mı? Bu yol nasıl yapılmalıdır?

HALUK PEKŞEN: Yolun nasıl yapılması gerektiğini bu işin eğitimini almış bilim insanları karar vermeli. Bizde onlara inanmalıyız. Çünkü onlar zaten bu yolun uzmanları. Yol duble mi olmalı, stabilize mi olmalı, asfaltlanmalı mı, yolun kenarında duvarlar olmalı mı gibi konuları uzamanlar belirlemeli. Biz o konuda bir görüş ancak temenni niteliğinde söyleyebiliriz. Burada ihtiyaçlar nasıl belirleniyor ona bakmak lazım. O ihtiyaçları belirlemek içinde Türkiye’nin geçmişteki buraya ilişkin bir proje var zaten. Devlet planlama teşkilatıyla, Japon Jaika diye bir kuruluş Karadeniz Bölgesine AK Parti iktidarı döneminde incelemeye alıyorlar. 2004 yılı sonunda Karadeniz Bölgesinin Ekonomi, kültür, sosyal, ulaşım, turizm gibi bütün alanlarında müthiş bir planlama yapıyorlar. Bu plan ne enteresandır ki bir anda yok oluyor. Akıbetinin ne olduğunu kimse bilmiyor. Kaldırıldı mı, uçtu mu, nereye gitti kimse bilmiyor.

Güven Vermeyen Büro..

22007 yılında Ankara’da bir planlama bürosu, güven vermeyen bir büro sahte bir plan yapıyor. Çünkü bana Harita mühendisleri çevreciler diyor ki Haluk Bey, yasa gereği biz milli park gördüğümüz yeri, birinci derecede sit alanı gördüğümüz yerleri planlayamayız. Çünkü buralar planlama dışıdır. Yasa böyle söyler. Şimdi DOKAP denilen bir proje yapılmış, o projenin içerisinde Milli park, doğal hayatı koruma alanları birinci derecede sit alanları yapılanmaya açılmış. Dünya’da milli parkı betonlamaya açan tek ülkeyiz. Onun için bu projeyi yapanlar sahtekardır. Yani kısacası bizim söyleyeceğimiz şey daha önce Jaica tarafından bilim insanlarının yapmış olduğu, bölgenin ihtiyaçlarını karşıladığı söylenilen o proje için hiç bir eleştiri yok. O projeye kimsenin karıştığı yok. Ama bugün DOKAP projesini hepimiz zorla öğrendik. Ben milletvekili olarak projenin aslına ulaşmak için bir ay uğraştım. Vermemek için her numarayı yaptılar. En sonunda parlamento gücümü kullanarak, hukukçu olmamın da verdiği güçle projeye ulaştım. Şimdi o projeyi bütün kamuoyunun gözlerinin önüne seriyorum. İnsanlar baktıklarında peşine düşüyorlar.

Devlet Yayla Evlerine El Koydu

TAKA: Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu size önemli bir görev verdi. Sinop’tan Artvin arasını tarayın bana bir rapor verin dedi. Bu raporda nelere dikkat edeceksiniz?

HALUK PEKŞEN: Bölgeyi tanıdıkça her gün yeni bir dram öğreniyorum. Karadeniz bölgesinde Karadeniz insanının yaşam biçimidir yayla evleri. Biz bölgeyi taradığımız ve yasal düzenlemelere dönüp baktığımızda. Karadeniz’in yayla evlerinin tamamına devletin el koyduğunu öğrendiğimizde dehşete düştük. Okuduğuma inanmak istemedim. Bu kadar büyük hata yapılmaz dedim: Bu komünist düzeninde bile insanların evlerine el konulamaz. Bir kuruş bile ödemeden 2012’den önce yapılmış ne kadar yayla evi varsa hepsi devlet malı olacak. Şimdi onlara ceza ve kira bedeli tahakkukları gönderiliyor. Vatandaşın birine 23 bin lira ceza kesmişler evi de belediyeye teslim et demişler. Ya da teslim etmez isen bundan sonra sana tahakkuk edilen aylık kirayı ödeyeceksin dediler. Karadeniz insanı yüzyıllardan beri yaşadığı yayla evlerini terk etmek zorunda kalacaktır.

İnsan Haklarına Aykırı

TAKA: Peki bu hak gasbı değil mi?

HALUK PEKŞEN: Dubai’de 15 gün önce yapılan fuara baktığınız zaman orada satılık yayla evlerini göreceksiniz. 4Vatandaşın evi satılıyor, Dubai de pazarlanıyor, devlet vatandaşın evine el koymuş ama vatandaşın haberi yok. Bir aydır bunu gündeme getiriyorum. Ne bir Vali, ne bir Ak Partili hayır bu doğru değildir diyemedi. Niye çünkü yasada yazmışlar. Orman Kanununun 17.ve 18. maddesinde açıkça yazmışlar. Yönetmeliğini düzenlemiş ve çıkarmışlar. Herkesin evine kira tahakkuk tebligatı yapacaklarmış. Aman demişler seçim aşaması geliyor, durdurun. Ama bir kısmına gitmiş. Bu Trabzon’da da bazı evlere gitmiş, Rize’de de gönderilmiş. Şimdi vatandaş o belgeleri bana ulaştırıyor. Ulaştırmalarına gerek yok. Böyle bir yasa olmaz. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararına aykırı. Mülkiyet bir insan hakkıdır. Siz insan haklarını ortadan kaldıramazsınız, uymak zorundasınız.

Rusya’dan Karadeniz’e Ormanı Yok Eden Böcek Sızdı

TAKA: Karadeniz ormanları yok oluyor dediniz, elinizde bir veri var mı?

HALUK PEKŞEN: Çal Mağarasına giderken yolun kenarında ormanın kuruduğunu gördüm. Yanımdakilere sordum, nedenini. Kimse cevap veremedi. Orman Fakültesini aradım sordum. Onlar önce şaşırdılar sonra bana detaylı bir rapor gönderdiler. Dehşet bir sonuç ortaya koydular. Karadeniz Ormanları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bunun hafife alınacak bir yanı yok. Son 3 yıl içerisinde tam bir milyon ağaç kesildi diyorlar. Rusya’da ormana böcek dadanmış. Bu böcek dadanan ağaçları kesip ormanı kurtarmaya çalışıyorlar. Bu böceği yiyen başka bir böcek üretmeye de çalışıyorlar. Ancak o kestikleri ağaçları da orman dışındaki bazı bölgelerde de stokluyorlar. Sonra o kadar çok ki bu milyonlarca ağaç. Bunları değerlendirmek istiyorlar. Ve bunları satmaya karar veriyorlar. Avrupa’dan alıcılar geliyor, tahlil yapıyorlar. Kimse almıyor. Avrupalılar bakıyorlar bunların imha edilmesine bu bölgeden dışarı çıkmamasına karar veriyorlar. Ama ne yazık ki Türkiye’de birtakım yandaş iş adamı Rusya’ya gidiyorlar bu bahsettiğimiz orman envalini dünya piyasasının 4’te 1’i fiyatına satın alıyorlar. Ve bunları Trabzon’a getiriyorlar. Trabzon ve Hopa limanına indiriyorlar. Limanlara yağmur gibi kereste geliyor.

TAKA: Sayın Pekşen bu dehşet bir iddia?

HALUK PEKŞEN: Bu doğru ve acı. O enval içeriye girince de bizim ormanlarımıza sıçrıyor. Sonra Ormanlarda 5tahribat başlıyor. Üniversite konuyu fark ediyor. Ve bütçe istiyor. Diyor ki, Orman genel müdürlüğü bununla hemen mücadeleye başlamalı. Orman genel müdürlüğü Artvin Kafkasörden başlıyor. Orduya’da kadar bölgenin tamamına bununla mücadele için böcek yetiştirmeye başlıyor. O böceği yok eden yeni böcekler üretmeye başlıyorlar ama yeterli bütçe yok. Geçen yıl yalnızca Muğla’da orman yangınlarını önlemek için ayrılan bütçe 45 milyon lira. Ama Tüm Türkiye de bu böcek Orman yangınlarının 6 kat daha zarar vermesine rağmen ayrılan bütçe 8 milyon lira. İhtiyaç duyulan para yıllık yaklaşık 40 milyon lira. Bu bütçe alınırsa böcek salgını 3 yıl içerisinde kontrol altına alınacak 5 yıl içerisinde de minimize edileceği söyleniyor. Şuanda ormanlarımızın % 20’si kaybolmaya mahkum.

MHP Seçmenine Yanlış Yaptı

TAKA: Yeni bir seçime gidiliyor. CHP’nin iddialı olduğu bölgelerden bir tanesi de Karadeniz bölgesi. Bakıldığı zaman geçen seçime göre HDP’ye kaçan oylar var. Koalisyon aşaması da dahil gerçekten de vatandaşın istediği tavrı sergileyen CHP var. Neler hissediyorsunuz? Karadeniz’de yeni bir kıpırdama olacak mı?

HALUK PEKŞEN: Gördüğüm şey şu. Özellikle geçtiğimiz seçimlerde MHP’ye ve HDP’ye oy verenlerden tepki görüyorum. Çünkü hepsi Pişman olduklarını söylüyorlar. Biz AK Partiye muhalefet olacak diye MHP’ye oy verdik. Ama gördük ki 3 Kasım 203’te Türkiye’yi tuzağa sürükleyen MHP şimdi Türkiye’yi bir daha tuzağa sürükledi ve en büyük hizmeti de AK Parti’ye yaptı. MHP’nin bu dönemde takındığı tavır seçmenine ihanettir. Seçmen diyor ki biz muhalefete oy verdik. MHP’nin muhalif tavırlarına oy verdik. AK Parti’nin yanında olmaya değil. Şimdi eğer 1 Kasım’da Türkiye hala Tayyip Erdoğan’dan kurtulma mücadelesi veriyorsa Erdoğan’ı orada tutanın MHP olduğunu biliyor. Bugün AK Parti iktidarı boyutunda Türkiye seçime gidiyor ise bunu sağlayanında MHP olduğunu biliyor. Bu gün seçmen diyor ki MHP’nin sözüne artık güvenmiyorum. Çünkü ne zaman AK Parti köşeye sıkıştıysa MHP Ak Parti’ye can simidi olmuştur. Bu nedenle MHP’nin Karadeniz Bölgesinde çok büyük oy kaybedeceğini düşünüyorum. Bu dönem çok farklı olacak. CHP’li seçmenler bana diyor du ki sizin projeleriniz çok iyi. Ama siz Ankara’dan geldiğinizde bu projeleri takip edip etmeme konusunda bizim tereddütlerimiz var. Şimdi diyorlar ki evet gerçekten 100 günde ne parlemento var, ne hükümet var ama Türkiye’nin gündeminde çok etkin bir milletvekilliği görevi yapan Haluk Pekşen var. Biz size inanıyoruz.

Karadeniz Türkiye Ekonomisinde Önemli Bir Bölge

TAKA: Kılıçdaroğlu’nun da Karadeniz’e karşı özel bir ilgisi var. Karadeniz’in fakirlikten kurtulması için neler yapmak lazım?

HALUK PEKŞEN: Bakılırsa Sayın Kılıçdaroğlu’nun yakın çalışma arkadaşları hep Karadeniz’li. Kendisinin Karadeniz 6insanına karşı çok ciddi bir sempatisi var. Ben yeni bir milletvekiliyim ama siz yeter ki bir şey yapmak isteyin önünüzü açıyor. Benim önümü açtı. Sürekli beni arıyor. Rapor alıyor. Yeter ki Karadeniz için bir şeyler yapılsın istiyor. O da biliyor ki Karadeniz Türkiye’nin ekonomisini ayakta tutabilecek bir bölge. Avrupa da yapılan kış turizminde kar kalitesi, bitlki örtüsü burayla kıyaslanamayacak kadar az. Bizim turizmcilerimiz Karadeniz bölgesinde yatırım yapmak istiyorlar. Yazın batıda tatil köyleri var. Şimdi bu tatil köyleri bir sürü personele sahip. Bu 6 aylık dönem içerisinde o çalışan kişiler dönüyor bu bölgeye. böyle bir döngü. Karadeniz özellikle sis dağından başlayıp Artvin’e kadar uzanan bölge dünyada en iyi kar kalitesine sahip olan bölge. Kış turizmi birinci önceliklerimiz arasında olmalı. Fransa’da 3 kasaba 30 milyar ciro elde ediyor.

Fındık Sanayi Bölgede Kurulmalı

TAKA: Vekil olmadan önce de fındığı çok önemsediniz?

HALUK PEKŞEN: Dünyanın çeşitli endistriyel ürünleri var. Bizimde fındık gibi müthiş bir ürünümüz var. Özellikle çikolata sanayicileri diyorlar ki Trabzon Giresun birazda Ordu’da ki fındığın aroması dünyada hiçbir fındıktan peksen-mansetalınamıyor. Güney Afrika’da Brezilya’da fındık üretiyor, bir çok ülke üretiyor ama bu bölgenin aromasını yakalamak mümkün değil. Şimdi biz dünya çikolata sanayine bir bakıyoruz. Dünyanın en büyük çikolata firması Hollanda’da ikincisi Alman üçüncüsü İsviçre. Şimdi bu dünya devlerine bakıldığı zaman hiçbirisi fındık üretmiyor. Ama bu ülkelerde fındığa dayalı çikolata sanayisi dünya ekonomisini elinde tutuyor. Bu firmalarla biz konuşuyoruz. bunlar diyor ki biz Trabzon’a gelmek istiyoruz. Özellikle çikolatamızı burada üretmek istiyoruz. Burada yerli sanayiciyle konuştum. Çikolata sanayisine bu sektörde çalışanlar tam destek veriyor. Biz dünyaya iki tane ürün sunduk. Birincisi yaz turizmi, ikincisi tekstil. Şimdi 2.8 milyar dolar fındık ihracatı yapıyoruz. Katma değerin büyük bir kısmını yaptık sırada çikolata kaldı. Eğer biz bunu çikolata haline getirebilirsek o zaman değeri 25 kat artar. Fındık sanayisinde bölgeyi tam teşviğe almak lazım. Bunu yaparsak ihracatımız artar. 1,5 milyon dolarlık devlet desteğiyle Karadeniz bölgesi çikolata sanayisine geçer. Bunu yapmak için Türkiye hemen harekete geçmeli.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim