• BIST 106.663
  • Altın 143,662
  • Dolar 3,5540
  • Euro 4,1354
  • Trabzon 26 °C
  • Giresun 26 °C
  • Ordu 26 °C
  • Rize 24 °C
  • Gümüşhane 25 °C
  • Samsun 27 °C
  • Bayburt 27 °C
  • Artvin 24 °C

Hekimoğlu: ''Seve seve çalışırdım''

Hekimoğlu: ''Seve seve çalışırdım''
Trabzonspor'da başkanlığı Muharrem Usta'ya kaptıran Celil Hekimoğlu önemli açıklamalarda bulundu.
Hekimoğlu: ''Seve seve çalışırdım'' Hekimoğlu: ''Seve seve çalışırdım''

Celil Hekimoğlu: Trabzonspor, Trabzon’un en büyük markası ve kıymetlisidir. Ama maalesef son yıllarda çok kötü yönetilen Trabzonspor, Trabzon’dan uzaklaştı. Hatta son dönemlerde Trabzonlulara ve Trabzon şehrine zarar veren bir konuma geldi. Asıl tehlike budur.

TV’den öğrendim, istifa ettim

Benim bütün hayatım sporun içinde geçti. İş hayatımın dışındaki bütün zamanımı spora ayırıyorum. Sadece futbol değil, sporun her türlüsünü severim. Trabzonspor’a 2007 yılında Sadri Şener’in başkanlığı döneminde yönetici oldum. Altyapı sorumlusuydum. Orada biz özellikle basketbol tamıyla çalıştık. Basketbol takımı 3. bölgesel ligdeydi iki yıl içerisinde Beko basketbol ligine çıktık. Çok güzel işler yaptığımızı düşünüyorum. Yöneticiliğim iki yıl sürdü. O zamanlar futbol takımının teknik direktörü olan Ersun Yenal’ın işine son vermiş ve yerine yeni bir teknik direktör seçilecekti. Samet Aybaba ile anlaşma sağlandığını televizyondan öğrenince o an istifa ettim. İstifamın sebebi kesinlikle Samet Aybaba’nın kişiliği ve hocalığı değildi. Bir yönetici alınacak teknik direktörü televizyondan öğrenmemeli. Bu durum beni çok rahatsız etti. Bana ihtiyaç olmadığını düşünerek istifa ettim. Bana göre bu tür şeyler yönetim kurulunda konuşulur ve ortak karar alınır.

Çoğulcu ve paylaşımcı yönetim olmalı

Benim görev aldığım dönemde yönetim kurulu toplantılarında her şey konuşulmuyordu, halbuki her şey konuşulup paylaşılmalıdır. Ben Trabzonspor başkanı seçilseydim, çoğulcu yönetimin nasıl yapılacağını herkese gösterecektim. Kulübün 22 kişiyle beraber nasıl yönetileceğini göreceklerdi. Bu dediğim olamayacak bir şey değildir, çok rahat yapılabilir. Bu paylaşma meselesidir eğer paylaşma duygusunu biliyorsanız bunu yapabilirsiniz. Bu duyguyu bilmeyenler bunu yapamaz. Ben işadamıyım, kendi şirketimde bile her kararı çalışanlarımla paylaşarak alırım. Çalışanlarımın her şeyden haberi vardır.

Trabzon’dan uzaklaşan bir kulüp!

Trabzonspor, Trabzon’un en büyük markası ve kıymetlisidir. Trabzonspor çok daha iyi yerlerde olmalı. Bu kadar sevgiye, ilgiye rağmen hak ettiği yerde değildir. Avrupa’ya gittiğimizde bizi Trabzonspor ile tanıyorlar ve bu da işimiz kolaylaştırıyor. Ama maalesef son yıllarda çok kötü yönetilen Trabzonspor, Trabzon’dan uzaklaştı. Trabzon’un markası olmaktan da uzaklaşmaya başladı. Hatta son dönemlerde Trabzonlulara ve Trabzon şehrine zarar veren bir konuma geldi. En büyük tehlike de budur. ‘Trabzon’ denilince insanların aklına artık yaşanan kötü olaylar geliyor. Dolayısıyla Trabzon’un bu durumdan hızla sıyrılıp, uzaklaşması gerekiyor. 

O’nun emrinde seve seve çalışırdım

Görev aldığım yönetimdeki herkese çok sevgim ve saygım var. Halen daha kendileriyle görüşürüm. Başkanımız Sadri Şener, Asbaşkanımız Hayrettin Hacisalihoğlu’nu çok sever sayarım. Hayrettin bey bence çok iyi bir yöneticidir. Kulübün çıkarlarını korur ve artı gelir getirici projeler ortaya koyardı. Ama bir kötü huyu var; paylaşmaz! Hayrettin bey eğer paylaşmayı başarabilseydi Trabzonspor başkan arayışına girmezdi. Trabzonspor’da 10 yıl üst üste başkanlık yapabilecek kapasitede olduğunu söyleyebilirim. Ben de onun emrinde seve seve çalışırdım.

Kısa vadede başarılı olma hevesi var!

Sadri Şener kulübün mali konularında çok şeffaf davranırdı. Sadri Şener, yönetim kurulu toplantılarında talimat verir, kulübün tüm mali tablosu yöneticilere yazılı olarak bildirilirdi. Kulübün her türlü gelir ve giderini bütün yöneticiler bilirdi. O konuda hiçbir rahatsızlığımız yoktu. Kulübe mali olarak en büyük katkı, amiral gemisi dediğimiz televizyon gelirlerinden sağlanıyordu. Ama günümüzde kulüpler gelirlerinin çok çok üzerinde harcama yapınca çöküşler de başladı. Gelir ve giderdeki dengesizlik Trabzonspor’u çıkmaza soktu. Yöneticilerin kısa vadede çok başarılı olma hevesleri, çabucak vizyona oturma istekleri Trabzonspor’u bu oldukça ciddi borçlanmaya götürdü.

Kimse olmayacak hayaller kurmasın

Bana göre Trabzonspor’da yöneticiler sabırlı olmalı. Çok hırslı olmamak lazım, kısa vadede başarı hedeflenmemeli. Bu geçmişte olabilirdi ama şu an Trabzonspor’un ekonomisi o kadar kötü ki, kim gelirse gelsin sabır göstermeli ve camia da o sabra izin vermeli. Trabzonspor için başka bir çıkış yolu yok. Hiç kimse, ‘biri gelip Trabzonspor’a borçları ödeyecek parayı verir’ diye hayal kurmasın. Öyle bir şey olamayacak. Biz kendi kaynaklarımız ve gelirlerimizle bu takımı yeniden yaratacağız, bunu herkes öğrenmeli. Yani İstanbul’dan Amerika’dan bir işadamı gelecek, bize para verecek diye bir şey yok. Gerçekçi olmamız lazım, o nedenle de gelir gider dengesini sağlıklı bir şekilde kurmamız lazım.

Doğru mesajlar

İş yerimizi nasıl yönetiyorsak Trabzonspor’u da öyle yönetmemiz lazım. Ben adaylığım süresince bunu sürekli dile getirmiştim. Bizim seçimlerdeki başarımız insanlara verdiğimiz doğru mesajlardan kaynaklanmaktadır. İnsanlar bize inandı çünkü ben doğruları söyledim, hiçbir zaman kısa vadede şampiyonluk sözü vermedim, önümüzdeki üç yıl kulübün mali durumunu düzeltmek için çalışacağımızı söyledim. Ama Trabzon dışından gelen başkanların bu sabrı göstermesini bekleyemezsiniz. Çünkü onlar kısa vadede sportif başarıya odaklanırlar. Ben bunu şu anki yönetim için söylemiyorum, Trabzonspor’un son 25 yılı için konuşuyorum.

Biri mali diğeri sportif başarıyı yakaladı ama…

Ben Trabzonspor’da Nuri Albayrak’ın yönetimini çok beğenmiştim, güzel ve doğru adımlar attı, ekonomik anlamda çok ciddi hamleler yaptı ama sportif başarı elde edemedi. Trabzonspor’un ekonomik anlamda en parlak günleri Nuri beyin başkanlığı döneminde olmuştur. Nuri bey kulübün ekonomisini düzeltmiş Akyazı’yı başlatmıştı, eğer sabredilebilseydi biz çoktan Akyazı’da futbol oynuyor olurduk. Sportif olarak Sadri Şener çok başarılı oldu ama bu başarı da yetmedi. Trabzonspor zor bir kulüp… Nuri Albayrak ekonomiyi düzeltti, Sadri Şener sportif başarıyı yakaladı. Ama sabırsızlık yönetimlerin sonunu getiriyor. O nedenle şimdiki başkanların işi çok zor. Trabzonspor taraftarı sabretmeyi öğrenmelidir. Kulübü yönetecek doğru insanları seçip, onlara tam destek vermeli. Önceliğimiz ekonomi olmalıdır, ekonomisi düzgün olmayan hiçbir yer başarılı olamaz.

Ay’dan bile olabilir ama!

Trabzonspor başkanı aydan bile olabilir ama bence şu zor dönemde başkan Trabzon’dan olmalıydı. Bunu kendim için söylemiyorum, bir başka arkadaşımız da olabilir. Çünkü Trabzonspor’un şehirle yeniden kucaklaşması gerekiyor. Çok çalışmak çok zaman ayırmak lazım… Tabii ki şuandaki yönetim de çalışıyor çok gayret ediyor ama burada olup da şehirle kucaklaşabilseydik, kırgınlıkları ortadan kaldırıp taraftarı daha çok stadyuma çekebilirdik diye düşünüyorum. Ben böyle yapardım çünkü o stadyum her maçta mutlaka dolu olmalı. 40 bin kişilik stadyumda 10 bin kişiye oynamak insana acı verir.

Trabzon TV şart

Eski başkan Atay Aktuğ’un söylediği 15 kişilik yönetimin en az 10’u Trabzonlu olmalı söylemine katılıyorum. Başkan da Trabzon’dan olmalı. Bunun yanında sportif olarak bilgili, birikimli insanlar yönetimde yer almalı diye düşünüyorum. Bizim oluşturduğumuz yönetime Ali Kemal Denizci’yi aldık çünkü sportif anlamda bilgi, birikiminden faydalanmak istedik. Kulüp başkan ve 2-3 kişi tarafından yönetilmemeli, kurumsal yapı güçlendirilmeli. Trabzon zor bir şehir, yapmak istediğin şeylere muhalefet ediyor, yaptırmıyor. Ben şunu söylüyorum; bir yönetim seçilmişse ve o yönetim teknik direktör ya da futbolcu konusunda seçim yapmışsa artık o saatten sonra destek olmak lazım. Burada şunu da özellikle vurgulamak istiyorum; Trabzonspor TV mutlaka kurulmalıdır. Bu, taraftarı eğitme ve bilgilendirme anlamında önemli bir araçtır. 

En büyük zararı Faruk Özak verdi!

Trabzonspor kulübüne en çok zarar veren şey camiadaki bölünmüşlüktür. Ama bunu da tetikleyen Faruk Özak’tır. Faruk Özak hep şunu söyler; “Trabzonspor’u biz kurduk, biz büyüttük, biz geliştirdik.” Ben de kendisine soruyorum; “Faruk Özak’ı kim yetiştirdi, kim geliştirdi, kim milletvekili yaptı kim bakan yaptı, kim işveren yaptı?” Bütün bunları Trabzonspor yaptı. Özak her seçime her yönetime müdahale ederek Trabzonspor’a ciddi zararlar vermiştir.

Kuzeyekspres / Fatma YAVUZ

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Yusuf Yazıcı İçin Çılgın Teklif!18 Temmuz 2017 Salı 08:31
  • Medjani'ye Fransızlar Kancayı Taktı!18 Temmuz 2017 Salı 08:27
  • Trabzonspor'un Sosa Transferi Netlik Kazanıyor!18 Temmuz 2017 Salı 08:25
  • Yusuf Erdoğan İmzayı Atıyor!18 Temmuz 2017 Salı 08:23
  • Yattara Trabzonspor'a Sitem Etti!17 Temmuz 2017 Pazartesi 17:36
  • Trabzonspor'un Yusuf Erdoğan Kararı!17 Temmuz 2017 Pazartesi 17:32
  • Muharrem Usta'nın Rekoru Kucka!17 Temmuz 2017 Pazartesi 17:29
  • Başkan Usta'dan Değişim Açıklaması!17 Temmuz 2017 Pazartesi 17:27
  • Trabzonspor Taraftarına Forma Müjdesi!17 Temmuz 2017 Pazartesi 17:25
  • Arda Turan'dan Yumruk Açıklaması!17 Temmuz 2017 Pazartesi 12:10
  • Tayfa Haber - ÖZEL-
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim