• BIST 106.116
  • Altın 146,769
  • Dolar 3,5271
  • Euro 4,1394
  • Trabzon 28 °C
  • Giresun 26 °C
  • Ordu 27 °C
  • Rize 29 °C
  • Gümüşhane 23 °C
  • Samsun 29 °C
  • Bayburt 16 °C
  • Artvin 24 °C

Guduk Gafali

Kayıhan Gedikli

GUDUK  GAFALİ

Büyük ihtimalle babası Beşiktaşlıydı, ve futbolun keyif verdiği zamanlarda doğmuştu.  Oktay , tahmin edebileceğiniz sebeplerden okula bir süre ara vermiş, ve şimdi Çıraklık Eğitim Merkezinden Berber ustalığı belgesini almak için çabalıyor.

Yaklaşık bir haftadır o berberde çalışıyordu.
Şimdilik sadece ustasını pür dikkat izliyor,  ustası demeden ne yapacağını anlamaya çalışıyor.  Her an bütün algılarının açık olduğunu, diken üstündeymiş gibi yüz ifadesinden anlamak mümkün.

Kalabalık bir gündü, sıra beklerken yerel gazetelerin haliyle son sayfalarına göz gezdiriyorum. Bir ara gözüm Oktay’a takıldı. Ustasına bişey diyecek gibi oluyor, ama olmuyor beceremiyor , geri dönüyordu. Tekrar gidiyor,  tam ağzını açacak oluyor, ama o kelime dudaklarından çıkamıyordu. Yüzü kızarmış, paniklemiş, utanmıştı. Avucunun içinde sıkı sıkı tuttuğu paraya baktı.

  •  “Ooo, Oktay zenginsin “  dedim.

    Yüzü biraz daha kızardı. “Ver bakayım kaç paran var” deyip, avucuna uzandım.  Bir eliyle başını kaşıyıp, utangaç bir gülümsemeyle bakışlarını yere sabitledi, sımsıkı tuttuğu parasını avucuma bıraktı.  7 tane on lirası vardı.  Paraların her biri, kendi etrafında 4’e katlanmış ve istiflenmişti. Dikkatli bir göz, her birinin ayrı ayrı günlerde kazanıldığını anlayabilirdi. Her biri bir günün yevmiyesiydi.  Sonra ne olduysa, o cesareti kendinde buldu ve ustasına seslendi:

    - Gökhan abi, bugünkü harçlığımı şimdi verebilir misin?
    - “Bana bak uşak..  “ deyip imalı bir bakış attı. “Hayırdır , n’apacan  parayı?”
    - “Tamam abi, akşam hallederim boşver” dedi.

    Birkaç dakika üzerindeki mahcubiyeti atmak için, gereksiz işler buldu kendine.  Biliyordum aslında, ama sormak istedim.

    -  Kaç para günlüğün Oktay?
     

 Gülerek ustasına baktı.  “Söylesene oğlum bana ne bakaysın” dedi usta. Yere bakarak yine on dedi.  Usta bir göz hareketiyle , Oktay’a  on lira verme niyetimi engelledi.  Müşterisinin saçını kuruttuktan sonra, “Al bakayım oğlum” deyip on lira uzattı Oktay’a.

Oktay yere bakarak parayı aldı. Mutlu oldu mu olmadı mı bilmiyorum. Belki biraz pişmandı. Henüz saat itibariyle hak etmediği parayı istemenin utancını yaşıyordu.  Parayı itinayla katladı, diğerlerinin üzerine koyup, cebine koydu.  8. günün  1o lirası da gelmişti.

Parasını neden erken istiyor olabileceğini düşünürken ,  geri sayıma başladığı dikkatimi çekti.
Saate bakıyor, istemdışı ayağını yere vuruyor tık tık.. “ Bir zorun var ama dur bakalım derdi “ annem benim bu hallerime..

Ben sıramı almaya dururken, abi ben çıkabilir miyim dedi. Usta saate baktı, “Çabuk ye gel oyalanma bak oğlum” dedi. Saat 12:00 olmuştu.
Konu Trabzonspor Medical Park’ın başarılarına gelmişti. İlk dörde kalan basketbol takımını , seyircinin futboldan soğudunu, ama basketbola olan ilginin nasıl da arttığını konuşuyorduk.  Ne kadar vakit geçti hatırlamıyorum,  Oktay sırtında Trabzonspor forması, elinde bir TSclub poşetiyle içeri girdi. Ustasının kızgın bakışı, Oktay’ın mahcup mutluluğu ve gülümseyişini görene kadar bir gariplik sezmemiştim.

-“ La oğlum, 10 gün çalıştın gittin formaya mı verdin parayı guduk gafali” dedi usta, sonra gülmeye başladı, “Gel bakayım” dedi, formanın kıyısından köşesinden tutup, “Orijinal he “  dedi. 

  • Kaç para verdin habuna?
    - 79
    - Aferim. Bakayım ne diycen babana.
    - Babam biliyo ki
    - Bişe demedi mi?
    -  Yoo

    - Eyi bakayım.  Güle güle giy.


    “La Oktay 5 lira borç ver desem vermezsin la “ dedi diğer çalışan gülerek.

    - Param kalmadı, verirdim niye vermiyim dedi, o da gülüyordu.  Bütün parasını vermişti ama, çok mutluydu.


    “Göriysin daa”  dedi usta,  futbol mutbol biter ama, bu Trabzonspor sevgisi bitmez “ dedi.

    Sahiden de öyleydi. Sahadaki futbolcular, kulüpteki idareciler,  Başkan, Ersun değildi.  Onların forması ,  15 yaşında bir çocuğun oyun saatlerinden feragat edip,  8 günde biriktirdiği paranın tamamını, bir kola bile içmeden, belki  dolmuşa binmeden,  bir kuruşuna dokunmadan, 8 günlük sabra, emeğe, asla değmezdi.

    Bu yüzden, “Guduk gafali” demişti usta..

    Ama o da anladı sonra..

    İHO’nun yönettiği , idari binanın ötesinde, soyut bir kavram, bir fikirdi Trabzonspor.

    Oktay da bu fikri benimsemişti.

     
Yorumlar
tan
23 Aralık 2015 Çarşamba 01:07
01:07
birilerini üzerek başka biriyle asla mutlu olamazsın. Allah buna izin vermez.
95.12.113.25
Yazarın Diğer Yazıları
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim