• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Trabzon 24 °C
  • Giresun 23 °C
  • Ordu 23 °C
  • Rize 25 °C
  • Gümüşhane 16 °C
  • Samsun 22 °C
  • Bayburt 13 °C
  • Artvin 23 °C

Fırtınayı Anlamak Onu Yaşarken

Ahmet Ali Ayaydın

 ’’Trabzonspor’u tutmak sadece o yörenin çocuğu olmakla açıklanabilecek milliyetçi bir davranış değildir.Benim için Trabzonspor, en güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali kahramandı.Öyle bir kahramandı ki statükoyu bile devirmişti’’ sözleriyle tanımlıyor Fırtınayı Artvinli halk ozanı Kazım Koyuncu. Anlatılması zor bir tutku olduğu kadar farklılık yaratan bir değer aynı zamanda Trabzonspor. Üzerine sevdalılarının ayrı, ayrı manalar yüklediği, lakin bu farklı anlamların ortak bir hedefte keyif verici şekilde örtüştüğü, bütünleştiği. Salt spor veya futbol terimleri altında açıklanamayacak bu tutkunun elbette bazı şifrelerinin tamamı olmasa dahi açıklanabilir verilerinin tanımlanması, dahası anlaşılması gerekiyor. Zira genetiği ve havası normalden farklı olan bir gelişimden bahsediyoruz. Dolayısıyla bu yapının gereksinimleri de ayrıntılı oluyor yaşamını istenilen düzeyde sürdürebilmesi adına. Burada önemli olan konulardan biride gerek yerelde, gerek gurbette yaşayan, daha önemlisi nüfus cüzdanında Trabzon yazmayan insanlar için Fırtına ne tür anlamlar ifade ediyor, onun hangi özelliklerinde kendilerini buluyorlar. Öyle ya her tutkunun onu hisseden ve yaşayanda bir anlamı olmalıydı eşyanın tabiatı gereği. Her hikayede olduğu gibi bir oluşumu, girişi ve gelişimi olmalıydı bu destanın. Örneğin nasıl bir süreçten geçmişti bu yapı kuruluş aşamasında? Kimlerin ne emekleri vardı, efsaneleşen kadro nasıl ve kimler tarafından kurulmuştu? Ne tür kıstasları vardı bu seçim aşamasının? Bu süreci tamamen tesadüfe bağlamak haksızlığın ötesinde nankörlükte olur kanımca. Bu oranda doğru bir sistemi üst üste koyabilen, yöneten, idare eden ortak ve lider bir aklın varlığı nettir. Ülke futbolunda ki yarışmacı sistem elbette son 30 senede kurgulara, dış etkenlere maruz kalmıştır. Memlekette 12 Eylül darbesi sonrasında oluşturulan yapının Bordo mavili camiayla yıldızının hiç barışık olmadığı aşikardır. Ki bu dolaylı yoldan birilerince defalarca ifade edilmiştir, ‘’yapmazlar Trabzon’u şampiyon, ne yaparsanız yapın’’ şeklinde. Genelimiz bu cümleleri sarf edenlere tepki gösterdik, hatta konuşmasına fırsat vermedik. Şükür ki azda olsa birileri bu insanları dinledi, yapının işleyişini, kimlerden oluştuğunu, organize veya tesadüfen nerelerden destek aldıklarını etkilerini kayıt ettiler, üzerinde çalıştılar, şemasını çıkarıp beklettiler. Maalesef pek azımız anlatılan ve anlatılmak istenilen konular üzerinde düşünme yeteneğine sahibiz. Çoğumuz tez canlıyız, agrasifiz, bilgi sahibi olmadığımız konularda bile yoruma, müdahaleye açığız, eee birde bunlara meşhur inadımız eklenince ortaya abuk sabuk bir yapının çıkması kaçınılmaz oluyor. Genetik sanırım birazda bu durum. İsmi Cumhuriyet gibi önemli demokratik değerlerle anılan sözde büyük camialar mezra zihniyetiyle yönetilirken, biz ise değim yerindeyse Demokrasi zehirlenmesi yaşıyoruz. Öyle ki bizde herkes konuşma özgürlüğüne sahip, üstelik bunu bazen haddi aşarak, muhatabını kırarak yapabiliyor. Hiç duydunuz mu bu camiada birilerini eleştirdi yada önemli birisiyle tartıştı diye kulüp üyeliği düşen, anbiyane tabirle kulüpten kovulan bir üye? Bu camia değil mi, gücü sebebiyle isminin önüne ‘’onursal’’ kelimesi konulmuş başkanının karşısına sırf fikirleri ve eylemleri uyuşmuyor diye eski futbolcusu ve teknik direktörü olan birisini rakip çıkartan ve üstelik onu seçimle yenebilen. Bu çok büyük bir erdem ve özellik aslında. Elbette bu karakteristlik özelliğin olumlu yada olumsu etkileri var. Önemli olan bu özelliğin iyi analiz edilip ona uygun bir sistemde başarı için kullanılması. Bu büyük camianın yapısı için günlerce oturulup konuşulur, hatta kitaplar yazılır, ki yazılmış olanları var. Bu bünyenin zenginliğinden, çeşitliliğinden ve alabildiğince özgürlüğünden kaynaklanıyor. Bırakın sonuçları, gelişmeleri, yaşanılanları, kavgaları geride. Bu coğrafyanın en büyük, en renkli ve en keyifli camiasına sahibiz. Sizde keyfini çıkarın. Trabzonspor üzerine oynanan oyunları, dalavereleri bertaraf etme gücüne ve refleksine sahiptir. Mensuplarının tabanı delidir, doludur ama yiğittir, olabildiğince özgür üstelik. Mayasında, özünde ne ithal bir felsefe, ne omurgasız bir amaç vardır. Kökleri Anadolu’da dır, hatta kendisi bizzat Anadolu’dur. Bizzat Halkının, hitap ettiği kitlenin genlerine sahiptir. Sevenlerinin kendisiyle olan bağı sadece başarı odaklı değil, saha sonuçlarına endeksli hele hiç değil. Yoksa sizler çoktan açıklamıştınız otuz senede ancak bir kere, üstelik oda mahkeme kararlarıyla şampiyon olabilmiş bir camianın peşinden giden milyonları. Siz, siz olun sakın ha bu kitleyle oynamayın. Efsanesinin deyimiyle, ‘’ateşle oynarsınız’’

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim