• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Trabzon 24 °C
  • Giresun 26 °C
  • Ordu 25 °C
  • Rize 27 °C
  • Gümüşhane 20 °C
  • Samsun 21 °C
  • Bayburt 16 °C
  • Artvin 20 °C

EuroNews Trabzonspor'u Yazdı : “Ho Perso La Trebisonda”

EuroNews Trabzonspor'u Yazdı : “Ho Perso La Trebisonda”
Dünya'nın dört bir yanından haber yapan EuroNews haber kanalında Trabzonspor adına bir makale yayınlandı.
EuroNews Trabzonspor'u Yazdı : “Ho Perso La Trebisonda” EuroNews Trabzonspor'u Yazdı : “Ho Perso La Trebisonda”

Dünya'nın dört bir yanından haber yapan EuroNews haber kanalında Trabzonspor adına bir makale yayınlandı. Devim Hacısalihoğlu'nun yayınladığı makalede Trabzonspor - Napoli karşılaşması Trabzon aynı bir İtalyan deyişindeki gibi, “Ho Perso La Trebisonda” başlığıyla okuyucuya sunuldu.

İşte o makale;

“Hai Perso La Trebisonda”, yani Trabzonu kaybettim. Bu eski İtalyan deyişindeki Trebisonda kelimesi, 4 bin yıllık geçmişi olan Trabzon şehrine İtalyancada verilen isim.

İtalyanların asi çocuğu Napoli’nin Trabzonspor’u , UEFA Avrupa Ligi’nde Trabzon futbolunun mabedi Avni Aker Stadı’nda 4-0 yenmesinin ardından Trabzonsporluların ruh halini bu İtalyan deyişi özetliyor olabilir.


İtalyanlar, yönlerini kaybettiklerini, ne yapacaklarını bilemediklerini anlatmak için bir zamanlar sıkça “Trabzonu kaybettim” ifadesini kullanıyorlarmış. Karadeniz’in en önemli liman şehri Trabzon’un, tarihin ilk çağlarından itibaren, tacirler, denizciler ve seyyahlar için merkezi bir konuma sahip olduğunu biliyoruz. Şehrin, konumuyla, onlara yol gösterdiği, İtalyanlar, özellikle de denizcileri için bir tür “navigatör” çağrışımı yaptığı ve Trabzonu kaybettim deyiminin İtalyanca’ya böyle girdiği düşünülebilir.


Şimdi, bu deyim biraz yerindeyse, başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun, kendi güvenli ifadesiyle “gemileri yakarak” çıktığı yolda, Trabzonspor’un Trabzonunu yani yönünü kaybettiğini söyleyebiliriz. Aslında bütün bir ülke futbolunun Trabzon’u kaybettiği de bir başka ac ı gerçek. Yani aslında Türkiye futbolunun Trabzonu bulması gerekiyor.

Trabzonspor’un 400 milyon liraya yaklaşan borçla, kontrolsüz bir bütçe harcaması ve tutarsız bir transfer anlayışıyla, kontrolden çıktığı, karanlığa sürüklendiği yönündeki eleştiriler zaten bir süredir kamuoyunda sıkça dillendiriliyor.


Kimsenin ve en azından yakın bir gelecekte, hangi yola girileceğini bulması çok kolay değil. Çünkü 29 futbolcu transfer eden, Ersun Yanal’a kadar 4 çalıştırıcının görevine son veren mevcut başkan ve yönetim bütün yolları büyük bir süratle denediler.


Trabzonspor, varoluş felsefesi gereği kurulduğu günden bu yana kafa tuttuğu futbolun büyükleri ile son yıllarda giriştiği yarışları çoğunlukla kaybetti. Kulüp, 3 Temmuz şike sürecinden sonra bir de hukuk formasyonu geliştirmeye mesai harcamak zorunda kaldı, o cenahta da, Türkiye’de futbolun nasıl yönetildiğini bilenleri şaşırtmayan, futbolun edebine dair bir yığın tartışma eşliğinde kendisi için önemli bir güç harcadı.

1461 Trabzon, yönünü bulamamanın değil, bulup da kaybetmenin sembolü oldu


Trabzonspor, kulübün 1970’lerden bu yana kurumsallaşmış kültürüne, geleneğine radikal bir müdahale anlamına gelen her girişiminin ardından yönünü biraz daha kaybetti.


Önceleri önemli bir seçenek, gittikçe de tek kurtuluş haline gelen “kısa sürede başarı” ve bunun endüstriyel futbolun bilanço defterindeki tek karşılığı olan “şampiyonluk” gelmedi.


Gelmeyince de yönetimler, her hatalarını, hiç de daha güvenli olmayan bir yol öneren, başka bir hata ile telafi etme yoluna gitti.


Daha fazla milyon Euro harcayarak, adı doğru telaffuz edilene kadar gönderilecekler listesine koyulan oyunculara sarıldı. İki yıl önce, “birinci lige çıkarsa ligde iki takımı nasıl oynatırız” sorusunu sordura cak kadar başarılı altyapı projesi 1461 Trabzon takımı ise yönünü bulamamanın değil, bulup da kaybetmenin sembolü oldu.


“Her Evin Oğluyduk” dedi, “Her Yol Mübah” diye çevrildi,


Şehrin en büyük efsanelerinden Şenol Güneş‘in, kulübün “altın çağı“nı anarken yerli değerlere vurgu yapmak için kullandığı “Her Evin Oğluyduk” ifadesini, sanki çağın postmodern ruhuna ve onun (anything goes) herşey mübahtır sloganına öykünme ile her yola girebilme ehliyeti diye çevirdiler.

Türkiye Ligi takımlarının, teknik adam istihdamında ortalamalarına bakıldığında elbette toplam kalite yönetimi vaat etmiyor. Ancak yerlilik ve hemşehrilik konusunda neredeyse bir ethos oluşturan şehirde, Sotka Mahallesi’nden yetişen, takımın tarihindeki bütün şampiyonluklarda yer alan tek isim, üstelik kariyerine Türkfutbol tarihinin milli takımlar düzeyindeki en büyük başarısını eklemişken bu hercai tavra maruz kalmaktan kurtulamadı.


Hoyrat Türkiye futbolunu da şampiyonluk özleminin perçinlediği hırsla aklını ve yolunu kaybetmiş Trabzonspor’u da önümüzdeki dönemde zor günler bekliyor.

Türk futbolunun Trabzonu bulması lazım.


Yazan: Devrim Hacısalihoğlu / EuroNews

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Yusuf Yazıcı İçin Çılgın Teklif!18 Temmuz 2017 Salı 08:31
  • Medjani'ye Fransızlar Kancayı Taktı!18 Temmuz 2017 Salı 08:27
  • Trabzonspor'un Sosa Transferi Netlik Kazanıyor!18 Temmuz 2017 Salı 08:25
  • Yusuf Erdoğan İmzayı Atıyor!18 Temmuz 2017 Salı 08:23
  • Yattara Trabzonspor'a Sitem Etti!17 Temmuz 2017 Pazartesi 17:36
  • Trabzonspor'un Yusuf Erdoğan Kararı!17 Temmuz 2017 Pazartesi 17:32
  • Muharrem Usta'nın Rekoru Kucka!17 Temmuz 2017 Pazartesi 17:29
  • Başkan Usta'dan Değişim Açıklaması!17 Temmuz 2017 Pazartesi 17:27
  • Trabzonspor Taraftarına Forma Müjdesi!17 Temmuz 2017 Pazartesi 17:25
  • Arda Turan'dan Yumruk Açıklaması!17 Temmuz 2017 Pazartesi 12:10
  • Tayfa Haber - ÖZEL-
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim