• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 20 °C
  • Giresun 15 °C
  • Ordu 15 °C
  • Rize 17 °C
  • Gümüşhane 10 °C
  • Samsun 14 °C
  • Bayburt 8 °C
  • Artvin 16 °C

Elmalar ve Armutlar!

Sedat Tunalı

Türk Futbolu denen ve oligarşinin biri şımarık, biri kibirli biri de yedek gücü üç gülünü makul sürelerle mutlu etmek üzere kurgulanmış lağım kokulu tiyatronun en afili sahnelerinden biri GALATASARAY’ın ev sahipliği ve Denız Ateş Bitnel yönetiminde sahnelendi.

Bitnel’in iyi niyetli olmadığı, düpedüz maça kafasındaki tilkilerle çıktığı en baştan belli oldu. Marin’in düşürülmesinde beyaz noktayı gösteremeyen Bitnel’in kafasındaki tilkilerden birinin kuyruğu  işte ilk bu pozisyonda kıpırdadı, sonrasında olmayan pozisyonda Erkan’a penaltı kararı ilk kuyruk dolamasını gerçekleştirdi. 

Sonrası çorap söküğü.  Özer’i neden attığını iddia ve bahis oynayanlar dışında anlayan olmadı, verdiği penaltıya kargalar bile gülmedi, kuş deyip geçmeyin onların da bir ahlakı var,  sonra Aykut- Podolski  tartışmasına elinde kartla koşan bir hakem fotoğrafı  düştü ki, fazlasıyla kuşku verici , fazlasıyla şaşırtıcı. Normal bir maçta, her maçta sayısız kez yaşanan oyuncu tartışmalarında hakem gelir ve oyuncuları  uyarır, ama Deniz oğlan elinde kartla koşageldi ve Aykut’u da ihraç etti. Böylece yeterli kırmızı kart sayısına ulaşmıştı ki, ortaya Salih Dursun çıktı, tıkır tıkır işleyen iğrenç hesaplar kumkuması darmadağın oldu, Deniz kurudu, hele Salih Dursun’dan kırmızı kart gördüğü o anki yüz ifadesi,  insan türü adına üzülmemek elde değil…

Ve fakat;
Elma ile armutu, sap ile samanı karıştırmamak gerek.
Bir kısım Galatasaray taraftarının hakem tarafından katledilen ve 7 kişi kalmış rakibe karşı “üç üç” tezahüratı   yapması sadece o kişileri ve o kafadaki malları bağlar, asla tüm camiaya mal edilemez, edilmemeli.  

Bu şuna benzer; 
Şikeye karşı olduğunu ve şikeyi kabul eden Fenerbahçeli  ile renklere değil de tescilli şikecilere (Bakınız Aziz Yıldırım diye yazmadım, mahkemeye vermez beni herhalde)  bağlı güruhları aynı kategoriye koymaya. 

Devam etmeden bir parantez açalım buraya; 
Selçuk İnan’ın, kendisini var eden kariyerini  lağım kokulu bir penaltı ile birlikte Trabzonspor filelerinde sonlandırması  ne kadar trajikse, o penaltıyı kurtarma çabasındaki Onur Recep Kıvrak’ın naifliği de en az o kadar  dramatikti. Umut Bulut ve Yusuf Erdoğan’a söyleyecek söz yok, cezai ehliyet eşiğinin altındaydılar.

Yakın çevremizden de biliyoruz ki, bu utanılası galibiyet Galatasaraylı azımsanmayacak bir taraftar kitlesinin de midesini bulandırdı. Esasen yaşanan ve kurgulanmış  hissi veren rezilliğin müsebbibi her iki takım ya da camia da değildi. 

İncelenmesi gereken bahis iddiaları bir yanda dursun, asıl sorun şuydu;
Trabzonspor camiası 2010-11 şike sezonunun hesabını tüm yasal platformlarda vermeye, hakkını aramaya devam ediyordu ve ülke sınırları içinde şikecilerin sırtlarını dayadıkları siyasi destek yurt dışında  - rüşvetçi platini dışında- bulunamıyordu.  

2010-11 sezonundaki büyük hırsızlık sonrası ilk kez toparlanmış bir görüntü veren Trabzonspor, İlk yarıdaki Galatasaray maçında Cüneyt Çakır eliyle durdurulmuş ve  TS’nin infaz ve doğranma süreci  ilerleyen haftalarda hız kesmeden devam etmiştir.  TT Arena’da  yaşanan rezaletin adına sezon finali denebilir (umarız !)

Eh sezon finaline de bu performans yakışırdı…

Rıdvan Dilmen ve arkadaşlarınca oluşturulan TFF ve Kurulları , şikeyi büyük bir çoğunluğa unutturmuş ve Adalet duygusunun genelev sermayesine dönüştürmüştür. Tescillenmiş şikenin faili Fenerbahçe ve onun başkanı tescilli şikeciyi (bakın yine aziz yıldırım demedim , cin gibiyim cin) kurtarmak adına Türk futbolunun içine edilmiş ve biriken cerahat  Salih Dursun’un  patlatmasıyla  tüm dünyaya servis edilmiştir. İrin, cerahat, .ok kokusu, yani Türk Futbolu, buyurun mal sizindir…
Bu maçın Galatasaray açısından bir önemi yoktu yalanı var, ona da kısaca değinelim.

Bu koca bir yalan…
Puan tablosuna bakan Galatasaray’ın lig üçüncülüğünün çok zor olduğunu ve kupa finalinin de yetmeyebileceğini görüyor.  Böylesi muhtemel bir sonucun Galatasaray’a maliyeti 50 milyonu bulabilir.

Neden derseniz;
Galatasaray “kayıp sezon” olarak gördüğü bu sezonu Avrupa Kupalarına katılım hakkı kazanarak ve bu cezadan kurtularak 2016-17 ye “tertemiz” olarak girmek istiyor.  Yani mutlaka kazanması gerekiyordu.   Şu veya bu şekilde de kazandı. Ama bu utanç puanları bile yetmeyebilir, bilmiyorum o gün ne düşünecek  Selçuk İnanlar, Umut Bulutlar vb… Kukla Deniz ve Kuklacılar kendi lağımlarında misler gibi yaşamaya devam edecekler, ama Selçuk ve Umut’ları  “o cepheye” kaptırmış olmanın hüznü sırtımızdaki acıyı katmerlendirecek.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim