• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • Trabzon 9 °C
  • Giresun 8 °C
  • Ordu 8 °C
  • Rize 9 °C
  • Gümüşhane -1 °C
  • Samsun 8 °C
  • Bayburt -3 °C
  • Artvin 3 °C

Çiçek’ten Gündeme İlişkin Açıklamalar

Çiçek’ten Gündeme İlişkin Açıklamalar
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, açıklamalarda bulundu.
Çiçek’ten Gündeme İlişkin Açıklamalar Çiçek’ten Gündeme İlişkin Açıklamalar

- TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığa aday olacağına kesin gözüyle bakıldığı yorumlarına ilişkin, “Siyasette bazen yüzde 1, yüzde 99’a galip gelir” derken, paralel yapıyla mücadeleyle ilgili ise, “Bu konuyu Türkiye’de ‘kayıtdışı siyaset’ adı altında 2005-2006 yılında gündeme ben getirdim. Türkiye üç şeyi kayıt altına almak mecburiyetinde. Ekonomiyi, siyaseti ve dini kayıt altına alacak” ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın moderatörlüğünü yaptığı Ankara’nın Gündemi programına konuk oldu. Programda soruları yanıtlayan Çiçek, gündeme ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu. Çiçek, programın başında CHP'nin 17 Aralık ve 25 Aralık operasyonlarına ilişkin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verdiği Meclis Soruşturma Önergesi'ni iade etmesiyle ilgili konuştu. Türkiye’de her konunun siyaseten değerlendirildiğini ifade eden Çiçek, “Bu değerlendirme yapanların kendi takdiridir. Ama iş ve işlem yapacak olanlar, sorumluluk sahibi olanlar, metnin altına imza atacak olanlar hukuk noktasında bakmak mecburiyetindedir. Ben konumum itibariyle tarafsız olmak durumundayım. Bu çatı altında bu sıfatı taşıdığım sürece hukuku esas alarak işlem yapmak durumundayız. Böyle olunca da birileri memnun olur, birileri memnun olmaz. Birileri de tenkit eder bu kararlarımızı, ona da saygı duyarım” dedi.

“DÜZELTMEYECEĞİZ DEDİKLERİ İÇİN İADE ETTİK”

“Ben bu görevi sürdürdüğüm müddetçe birilerinin hoşuna gitsin ya da gitmesin hukuku işletmek ve hukuka uygun hareket etmek mecburiyetindeyiz” diyen Çiçek, “İster iktidardan ister muhalefetten talep gelsin önce yürürlükteki mevzuata bakarız, daha sonra da bu yasaların uygulamalarına bakarız. Eğer geçmiş uygulamalara göre kendi yönümüzden bir aykırılık gördüysek evvela şifahi olarak ilgili arkadaşlarımız kendilerine bilgi veriyor. Nitekim CHP’ye de arkadaşlarımız gitti, bilgi verdi. Eksikliklerle ve hukuka aykırılıklarla ilgili düzeltme yapılması istendi ama onlar ‘düzeltmeyeceğiz’ dediler. Başka çaremiz olmadığı için geri gönderdik. Yoksa emsal olur. Önerge vermelerine bir engel yok, yenilemelerine bir engel yok. Biz kimsenin önerge vermesini engelleyemeyiz, kimin ne konuşacağını engelleyemeyiz” diye konuştu.

4 ESKİ BAKANLA İLGİLİ SORUŞTURMA KOMİSYONU KURULMASI

Meclis Başkanı Çiçek, 4 eski bakanla ilgili kurulacak olan soruşturma komisyonu ile ilgili de açıklamalarda bulundu. Her görüşün komisyona üye olmaya engel olmadığına dikkat çeken Çiçek şunları kaydetti:

“Mesela ‘yolsuzluklar ortaya çıkarılmalı’ tarzındaki genel bir beyan komisyonda görev almaya engel teşkil etmiyor. Engel olan husus, soruşturulacak kişilerle ilgili ‘bu kişi suç işlemiştir, bunlar hırsızdır’ şeklinde daha özel değerlendirmelerdir.”

İçtüzüğün 109. Maddesine göre Meclis soruşturması önergesini veren milletvekilinin önergenin altında imzası olduğu için komisyonda görev alamadığını dile getiren Çiçek, daha önce TBMM’de ya da TBMM dışında bu konuyla ilgili görüşünü açıklayan milletvekillerinin de komisyonda görev yapamayacağını söyledi. Çiçek şöyle devam etti:

“Siyasi partilerimizin üye bildirirken geriye dönük bu araştırmayı yapıp bildirmeleri gerekir. Dört siyasi partimizin bu konuyla ilgili hiç görüş bildirmemiş milletvekilleri var. Şimdi 15 kişilik komisyon kurulacak. AK Partiden 9, CHP’den 4, MHP ve HDP’den de birer kişi komisyonda görev alacak. 3 katı oranında aday gösterecekler ve bunlar kurayla belirlenecek. HDP’ninkinde bir problem yok, MHP’nin bildirdiği 3 arkadaşımızdan birisiyle ilgili bir problem yok. İkisi konuşmuş hatta Meclis’te konuşmuşlar. CHP’den 12 arkadaşımızdan 9’u konuşmuş, 3’ü ile ilgili sorun yok. Bunların değiştirilmesini talep ettik. Bu soruşturma iç tüzük kurallarına aykırı olur, ceza muhakemesi hukukuna aykırı bir soruşturma yoluyla bu iş sonlandığı takdirde bu işin bir de Anayasa Mahkemesi boyutu var. Soruşturma yapılan kişilerin avukatları diyecekler ki; bu soruşturma usulüne uygun yapılmadığı tarafsız yapılmadı. Bu nedenle her şeyin hukuk içinde olması için çalışıyoruz.”

“KAMUOYU BEKLENTİSİ VAR”

AK Parti’nin henüz isim bildirmediğini hatırlatan Cemil Çiçek, belli bir sürenin de olmadığını belirterek, “Bu tür işleri süreye bağlamak doğru değil. Kamuoyu beklentisi var. Biz kamuoyu adına burada iş ve işlem yapıyoruz. Millet adına işlem yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Meclis Başkanı Çiçek, önergelerin 16 Mart’ta verildiğini hatırlatarak, bu önergeler daha erken tarihte verilseydi bir mesafe kat edilebileceğini ama şu durumda geç kalındığına dikkat çekti.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ

Meclis Başkanı Çiçek, programda Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili de önemli değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Türkiye’de her zaman önemli olduğunu vurgulayan Çiçek, Cumhurbaşkanlığın sembolik olduğu dönemlerde bile ciddi sancıların yaşandığına dikkat çekti. Çiçek, seçimlere 1 sene kala bile senaryoların kurulmaya başlandığını, tezgahların kurulduğunu, müdahalelerin olduğunu, Meclis’in üzerinde uçakların uçurulduğunu kaydetti. Çiçek, “Halk seçsin konusu böyle bir müdahalenin sonucudur. Geldiğimiz nokta antidemokratik yol ve yöntemlerle, bir demokraside olmaması gereken usullerle Cumhurbaşkanı seçimi engellendiği için ‘bu işten kökten çözelim ve Cumhurbaşkanını millet seçsin’ denildi ve buraya gelindi. İyi mi oldu? Bana göre iyi oldu. Çünkü siyasetin çözemediği, siyaset kurumunu kör düğüm ettiği ne kadar mesele varsa halk bunu çözmüştür. Yine millet çözecek ve 'benim cumhurbaşkanım bu'dur, diyecektir” şeklinde konuştu.

Seçimden önce her türlü tartışmanın yapılmasına itirazı olmadığını ama seçimden sonra bu tartışmaların son bulması gerektiğini belirten Çiçek, “Millet, önüne koyulan adaylardan birini seçecek. Eteğimizde artık taş toplamayalım. Tartışmaları seçimden sonra sürdürmemek gerekir. O zaman hayatı millete zindan ederiz. Bundan sonra Cumhurbaşkanlığı makamı tartışılır olmaktan çıkarılsın” dedi.

“SİYASİ TARİHİMİZ KAVGALARIN TARİHİDİR”

Yaşanan siyasi tartışmalara da değinen Çiçek, “Çok sert bir siyaset yapıyoruz. Biz Turgut Özal'dan önce siyaseti yumruk sıkmak zannederdik; rahmetli bize siyasetin yumruk sıkmak değil, el sıkmak olduğunu öğretti. Su içeceğimiz testiye tükürmemiz lazım” ifadesini kullandı.

“Siyasi tarihimiz kavgaların tarihidir” ifadesini kullanan Çiçek, “Buna alışkanlık diyemeyiz. Devamlı sigara içiyoruz diye bunun iyi olduğunu savunmayın. Sağlığımıza zarar veriyor. Bu gerilimi, tartışmaları hep beraber düşürebiliriz. Birini bilmeden incittiysem özür dilerim. Bunu söylemekte ne var. Bu gerginliklerin, bu görüntülerin nelere mal olduğunu herkesin bilmesi lazım. Bazı işler vardır ki kim ilk adımı atarsa inancımıza göre de en büyük sevabı o alır. Bu konularda sen, ben, öncelik, sonralık meselesi olmamalı” dedi.

“SİYASETTE BAZEN YÜZDE 1, YÜZDE 99’A GALİP GELİR”

Yaklaşan Köşk seçimleri öncesi Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığa aday olacağına kesin gözüyle bakıldığı yorumlarıyla ilgili TBMM Başkanı Çiçek, kamuoyunun 'yüzde 99.9 adaydır' beklentisinin farklı sonuçlanabileceğini dile getirdi. Çiçek, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Siyasette bazen yüzde 1, yüzde 99’a galip gelir. DSP’nin tek başına hükümet kurduğu dönemi hatırlayın. 550’lik parlamentoda 58 milletvekili vardı. Bunun tam sayısını bilemiyorum ama 25’i 30’u bakan oldu. Bütçe Komisyonu’nda çoğunluk iktidardan olan olur azınlık hükümeti de olsa. Bazı arkadaşlar o dönem 3-4 komisyona ancak yetebiliyordu. Dolayısıyla teorik olarak sorsanız 550’lik parlamentoda 58 milletvekili olan tek başına olabilir mi? Olamaz dersiniz. Ama Türkiye’de oldu. Siyasetin yüzdeleri çok farklıdır.”

“İSİM KONUŞULMADI”

Cemil Çiçek, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için partilerin yaptığı görüşmeleri katılımcı demokrasi için faydalı bulduğunu anlattı. Başbakan Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli ile gerçekleştirdiği görüşmelerde ilke bazında konuştuklarını kaydeden Çiçek, “Başbakan Erdoğan ile görüşmemiz de ‘ben aday olayım mı olmayım mı’ şeklinde bir konuşma olmadı. Bahçeli ile görüşmemizde de isim gündeme gelmedi” diye konuştu.

“Bizim tarihimizde bir partinin başkanı imkan varsa cumhurbaşkanı olmayı ister” ifadesini kullanan Çiçek, Celal Bayar, Süleyman Demirel örneğini verdi. Çiçek, “Bir partinin genel başkanı cumhurbaşkanı olmak istiyorsa bu onun Anayasal hakkıdır. Daha sonra ne olması gerekiyorsa onun partinin kendisi veya aday olacağı kişinin düşünmesi, karar vermesi gerekiyor. Zannediyorum AK Parti’de de bu türlü arayışlar, değerlendirmeler, toplantılar yapılıyor. Bize bir partili olarak sorulursa kendi düşüncemizi söyleriz yoksa Meclis Başkanı’nın karar vereceği bir iş değil bu” şeklinde konuştu.

“KAVGALI EVE KIZ VERİLMEZ”

TBMM Başkanı Çiçek’in gündeminde terör olayları da vardı. Çiçek, şunları kaydetti:

“Her 10-15 senede bir, birbirimizin gırtlağına yapışarak kavgalar yaptık. İlk önce 'ilerici-gerici' kavgası yaptık. Kim ilerici, kim gerici artık karıştı; o kavramlar da çok geride kaldı. Öyle eften püften sebeplerle birbirimizi suçlardık ki; sakala-bıyığa, paltoya-ayakkabıya, oturduğumuz yere bakarak 'sen ilerici, sen gericisin' diye kavgalar ederdik. O bitti; sağcılar-solcular diye birbirimizi yedik. Nerede kaldı sağ-sol? Bize aklı verenler, ekmeği vermedi. Bizi birbirimize düşürenler sonra ortadan kaybolup gitti, kazanan başkaları oldu; biz ortada kaldık. Kavgalı eve kız verilmez; bizi yine birbirimize düşürmek istiyorlar. Şimdi de etnik terör meselesi ile aynısı yapılıyor. Eğer Türkiye, imkanlarını ve insanlarını kaybetmeseydi, bugün 16'ncı değil; belki de dünyanın 6'ncı büyük ekonomisine sahip büyük ülkelerden biri olacaktı.”

“BİTMESİNİ İSTEMEYEN ULUSLARARASI GÜÇLER VAR”

“Türkiye’de insanların biraz yüzü gülse bunu engellemek için kullanılan en önemli enstrüman terördür” diyen Meclis Başkanı Çiçek, “Bu sorunun dış boyutunu yeteri kadar göremedik, hala da göremiyoruz. Hala daha partiler arası mesele gibi mütalaa ediliyor. Partilerin veya hükümetlerin bulduğu çözümleri tenkit edenler olabilir ama Türkiye’de terörün bitmesini istemeyen uluslararası güçler var. Türkiye’nin gelişmesi bazı dengeleri bozuyor, bundan rahatsız olanlar da terörü devreye sokuyorlar. Türkiye üzerinde tekrar bir kısım depreşmelerin olduğunu görmek gerekir. Meclis başkanı seçildiğim gün şehit cenazesine katılmak zorunda kaldım. En sevinçli günümde bile en üzüntülü bir olayı yaşadık” diye konuştu.

“KİMSE BUNUN ÜZERİNDEN OYUN YAPMAMALI”

PKK tarafından kaçırılan çocuklar meselesinde yönelik olarak ise Çiçek, “Çocuğunu tahsile yatılı olarak gönderirken bile anneler babalar ağlıyorlar. Kimse bunun üzerinden oyun yapmamalı. Kaçırmanın haklı bir gerekçesi olamaz. İşin içerisinde kaçırma varsa kimse buna meşru kılıf hazırlamanın gayreti içerisinde olmasın. 18 yaşından küçük çocukların iradesi olabilir mi? Hayatlarını karartıyorsunuz” dedi.

“HİÇ HESAP VERMEDEN TÜRKİYE’DE SİYASET ÜRETİLMEYE ÇALIŞILMIŞTIR”

Paralel yapıyla mücadele konusuna da değinen Meclis Başkanı Çiçek, şu ifadeleri kullandı:

“Bu konuyu Türkiye’de ‘kayıtdışı siyaset’ adı altında çok önceden gündeme getiren benim. Türkiye üç şeyi kayıt altına almak, şeffaf, açık, olmak mecburiyetinde. Ekonomiyi, siyaseti ve dini kayıt altına alacak. Dini alacak derken dinde olmayan bir din var Türkiye’de, onu ilahiyatçılar konuşsunlar. Kayıtdışı siyaset; ben kayıt içinde siyasetçiyim. Görevi siyaset olmadığı halde, konumu siyaset yapmaya müsait olmadığı halde, yeri gelmiş benden daha etkili ve yetkili ama hiç hesap vermeden Türkiye’de siyaset üretilmeye çalışılmıştır. Cumhurbaşkanları seçilmeye çalışılmıştır, hükümetler kurulmaya çalışılmıştır, bakan atanmaya çalışılmıştır. Şu bakan olmasın bu bakan olsun...”

2005-2006 yıllarında bu konuları söylediğine dikkat çeken Çiçek, “Tabii biz bunları söylediğimizde ne derin devletin adamı olmadığımız kaldı. Neredeyse dinimizden imanımızdan şüphe edenler de oldu. Şimdi geldiğimiz noktada benim bir şey söylememe gerek yok” diye konuştu.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, CNN’nin Gezi olaylarındaki yaptığı yayıncılığı eleştirdi. Çiçek, “CNN International Gezi olaylarında 8-9 yayın yaptığını biliyorum. Geçmişte Türkiye, kendisini tanıtmak için parasıyla reklam vermek istediğinde ekranlarını kapalı tutanlar bu olayı 8-9 saat yayınlama ihtiyacını neden duydu? Onun üzerine kafa yormak lazım” dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0541 456 9450 | Haber Yazılımı: CM Bilişim