• BIST 107.324
  • Altın 143,294
  • Dolar 3,5602
  • Euro 4,1499
  • Trabzon 26 °C
  • Giresun 27 °C
  • Ordu 27 °C
  • Rize 28 °C
  • Gümüşhane 23 °C
  • Samsun 28 °C
  • Bayburt 23 °C
  • Artvin 25 °C

Bir Kase Yoğurt

Barış Keleş

Osmanlı Devleti döneminde her paşa ve padişah için, memleketinde herkesin istifadesine açık bir hayır kurumu yapıp ahirete öyle gitme, en büyük ideal idi. Bu sebeple, fethedilen yerlerde her biri bir cami, bir külliye veya bir hastane yapıp gitti. Ecdâdımız, kendi devirlerinin kültürünün gerektirdiği müesseseleri kurdular.

İnsan nerde neyi tahsil ederse etsin ama Rabbiyle her zaman irtibatlı olsun diye camisiz yer bırakmadılar. İşte bu düşünce Kanunî’ye de Süleymaniye Camiini yaptırdı. Ancak o, yaptıracağı eserin yalnız kendi defterine kaydolmasını arzu ediyor ve Rabb’ine böyle bir armağan takdim etmek istiyordu. Onun için, ustalara sıkı sıkıya tenbihatta bulunuyor ve “Kimseden yardım kabul etmeyin” diyordu.

Cami duvarları her gün yükseledursun, karşıdan bu camii mahzun mahzun seyreden bir nine vardı. İnekleriyle başbaşa, onların sütüyle geçinen bu yaşlı kadın, inkisar içinde kendi kendine, “Ey Allah?ım, Kanunî’ye servet verdin, malk-mülk verdin, Senin uğrunda bir cami yaptırıyor. Bu fakir kuluna bir şey vermedin; ne yapayım da, ben de Senin rızanı kazanayım. Benim elimden böyle işler gelmez. Elimden gelen, ustalara bir tas yoğurt ikram etmektir.” der ve ustalara müracaat eder. Onlar, padişahın izni olmadığını söylerlerse de, kadının ısrarına dayanamayıp, yoğurdu alıp yerler.

Büyük hükümdar, o gece rüyada, yaptığı işin mizanda tartıldığını görür. Terazinin bir kefesine Süleymaniye Camii, diğerine ise bir tas yoğurt konulmuş ve yoğurt, camiden ağır basmıştır. Sabah olur; Kanunî, ayakları titreye titreye ustaların yanına gelir: “Ne yaptınız, kimden ne aldınız?” diye sorar.

“Yaşlı bir nine geldi; çok ısrar etti; yalvarıp yakarmalarına dayanamadık ve bir tas yoğurt aldık.” derler. İşte, Süleymaniye’ye ağır basan yaşlı kadının o bir tas yoğurdudur. İBRAHİM ERTÜRK diye bi adam,bir vatandaş,bir TRABZONSPOR taraftarı ve bir başına kendi imkanlarıyla bir misyon üstlenip sorumluluk hissediyor kendince...

Türkiye deki şike olaylarını ve Trabzonspor un çalınan emeğini avrupa medyasına taşımayı başarıyor.2013 ün eylül ünde Trabzonspor yönetimininde dikkatini çekmeyi başararak M.ALİ YILMAZ tesislerine davet ediliyor.O dönem kupa konusu gündeminde olan İHO ve yönetimine sempatik gelen bu tarz davranışları ödüllendirmeyide unutmuyor.

Lakin aradan geçen zaman zarfında icraatları ile konunun o kadar uzağında kalıyorki İHO bugün kendi imkanları ile BİR ŞEHRİN EMEĞİNE BİR KASE YOĞURT TAŞIMAYA ÇALIŞAN HİZMETKARA TEHDİTLERLE KÜFÜR EDEBİLİYOR. Seni yemin ettiğin davadan döndüren şeyin ne olduğunu sadece tahmin ediyoruz.Fakat tarih İBRAHİM ERTÜRK ün emeğini senden daha AĞIR getireceğine eminiz...

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim