• BIST 89.282
  • Altın 145,910
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Trabzon 10 °C
  • Giresun 10 °C
  • Ordu 11 °C
  • Rize 11 °C
  • Gümüşhane 8 °C
  • Samsun 9 °C
  • Bayburt 5 °C
  • Artvin 10 °C

Başbakan'dan Veda Gibi Sözler

Başbakan'dan Veda Gibi Sözler
Başbakan Erdoğan, "Benim bir an sonrası için garantim var mı?" diyerek AK Parti'nin tek adam partisi olmadığını belirtti.
Başbakan'dan Veda Gibi Sözler Başbakan'dan Veda Gibi Sözler

Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı için adayları her kim olursa olsun kaygılanacakları en son şeyin, Ak Parti'nin geleceği olduğunun altını çizerek, "AK Parti, tek adam partisi değildir. Ak Parti'nin kurulları var, kuralları var, mekanizmaları var. Bugüne kadar ne yaptıysak, genel başkandan sandık müşahidine kadar her kademedeki arkadaşımızın uyumuyla, koordinasyonuyla, kardeşlik anlayışı içinde birlikte hareket etmesiyle yaptık. Kim diyorsa ki 'Ben olmazsam, dava olmaz', o büyük bir kibrin, gururun içindedir. Kim diyorsa ki 'Şu olmazsa, dava olmaz', o da büyük bir yanlışın içindedir" dedi.

"SON 1 YILDA DOSTU DÜŞMANI TANIDIK"

Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "son bir yıl içinde yaşadıkları zor süreç"te dostu ve düşmanı birbirinden çok daha net bir şekilde ayırt etme fırsatları olduğunu dile getirerek, "Açık, net konuşuyorum. İster halkamız içinde olsun, ister halkımız dışında olsun, herkesi çok iyi tartma dönemimiz oldu. Kimin hak mücadelesi tarafında durduğunu, kimin ihanet içinde olduğunu, kimin de susarak, tepkisiz kalarak, tarafsız durarak ihaneti onayladığını hepimiz gördük" ifadelerini kullandı.

Zor olmasa da kritik bir sürecin geldiğini söyleyen Erdoğan, yine bir imtihana hazırlandıklarını, yine bir teste girdiklerini kaydetti.

"EN SON KAYGILANACAĞIMIZ ŞEY AK PARTİ'NİN GELECEĞİ"

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kimin dava insanı, kimin de ikbal peşinde, koltuk peşinde, makam peşinde olduğunu çok daha net göreceğimiz bir döneme giriyoruz. Şuna ben kalpten inanıyorum, daha doğrusu inanmak istiyorum; bu teşkilat içinde, bu kadro içinde kendi şahsi hırslarını, davasının önüne geçirecek inşallah bir tek kişi bile bulunmuyordur. Altını çizerek ifade ediyorum; cumhurbaşkanlığı için adayımız her kim olursa olsun kaygılanacağımız en son şey, Ak Parti'nin geleceğidir. Neden? Ak Parti şahıslarla değil, tekrar ediyorum, ilkelerle, sınırları belli politikalarla, en önemlisi de dava şuuru ve hareket ahlakıyla var olan ve var olacak bir partidir. Bunu böyle bilmemiz lazım. 'Partinin başına Ahmet gelmiş, Mehmet gelmiş', bunun tartışmasını yapmak, davaya ve harekete karşı inanın büyük saygısızlıktır.

"BİR AN SONRAYA GARANTİM VAR MI?"

Bizler, şahısların peşinde mi gidiyoruz? Şahıs dediğiniz nedir ya? Hepimiz ölümle bir defa mukayyediz. Bugün Tayyip Erdoğan var. Bir an sonraya garantim var mı? Kardeşler, Allah korusun eyvallah da her an ölümle başbaşa mıyız? Başbaşayız. Nice insanlar görüyoruz değil mi? Genç... Eve giderken, bir haber, bir telefon, 'Kalp krizinden öldü'. Olur mu? Olur. Ne olacak öldüğü zaman? Mensubu olduğumuz dava bitecek mi? O dava devam ettiği sürece siz, o arkadaşınıza, o liderinize saygıyı göstermiş olursunuz.

"AK PARTİ TEK ADAM PARTİSİ DEĞİL"

Eğer sahiplenmiyorsak, Kusura bakmayın orada başka tezgahlar var demektir, orada başka oyunlar oynanıyor demektir. Önce bunu aşmamız lazım, önce bunu bir defa bir kenara koymamız lazım. Ak Parti, tek adam partisi değildir. Ak Parti'nin kurulları var, kuralları var, mekanizmaları var. Bugüne kadar ne yaptıysak, genel başkandan sandık müşahidine kadar her kademedeki arkadaşımızın uyumuyla, koordinasyonuyla, kardeşlik anlayışı içinde birlikte hareket etmesiyle yaptık. Kim diyorsa ki 'Ben olmazsam, dava olmaz', o büyük bir kibrin, gururun içindedir. Kim diyorsa ki 'Şu olmazsa, dava olmaz', o da büyük bir yanlışın içindedir."

Başbakan Erdoğan, bu tartışmalara asla tenezzül etmeyecek, kesinlikle prim vermeyecek bir kadro olduklarını belirterek, "Allah'a hamdolsun, sadece şu salonda bile görev verildiğinde canından vazgeçmek pahasına o görevi yerine getirecek, hem de hakkıyla yerine getirecek yüzlerce arkadaşımız var" dedi.

"BATSIN DENGELERİN SESİN"

Hz. Ömer'e, "Seni kılıcımızla düzeltiriz Ey Ömer" diyebilen bir istişare, bir danışma kültürünün içinden geldiklerini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Her işinizde istişare ediniz' hükmü gereğince böyle bir inancın içinden geliyoruz. Herkes, Ömer olmak, Ömer gibi olmak ister ama kılıcıyla Ömer'i düzeltecek yol arkadaşları olmadıktan sonra Ömer olunmaz, Ömerlik makamına erişilmez. Teşkilatımız içinde, Allah'a çok şükür, sağlam yol arkadaşları sayesinde Ömerlik makamına ulaşabilecek nice kahraman var. Bundan da kimsenin endişesi olmasın. Bizim davamız tabii ki bir insanlık davası, bir Türkiye davasıdır. Türkiye davasında her türlü isim tartışması, makam tartışması, her türlü ikbal tartışması gereksizdir, aynı zamanda yaralayıcıdır. Şunu herkesin bilmesini isterim; 12 yıl boyunca elde ettiğimiz başarıların ve zaferlerin altında şu ilke yatıyor: Biz, siyaseti tavırsız dengecilikle yapmadık, krizlerin üzerini örterek yapmadık, milli ve uluslararası meselelerde konjonktürün tarafını tutarak, tarafsız kalarak, susarak, gözlerimizi yumarak siyaset yapmadık. Plan yaparken, proje yaparken öncelikle vicdanımızın sesine itibar ettik, gönlümüzden geçene baktık, kararlarımızı hak terazisinde tartarak aldık. Siyasetine vicdanını değil, dengeleri hakim kılmak bizim dava şuurumuzda hiçbir zaman olmadı ve olmayacak. 'Efendim dengeler'... Ne dengesi ya? Hak ne hak? Önce bunu söyle. Adalet neyi gerektiriyor? 'Efendim dengeler var'. Batsın dengelerin senin. Dengeler uğruna yüzbinler ölüyor, hala denge diyorsun ya... Ne dengesi? Teraziyi elinde tutanlar, Suriye'ye, Irak'a ses çıkarıyor mu? Olanlar ortada.

"BUNUN HESABINI NASIL VERECEĞİZ"

Biz, 80 vatandaşımızın içinde bir tanesi orada yara almasın diye sabrederken, bu ülkede sırtında maalesef küfeyle dolaşmayanlar ne diyor? 'Gerekirse operasyon, gerekirse askeri müdahale' diyor. Adamın böyle bir derdi yok ya. Oradan bu kardeşlerimizi kurtarırken, bunların içerisinden bir kaçı ölecek olursa, bunun hesabını nasıl vereceğiz? Bunu düşünüyor mu? CHP'nin böyle bir derdi var mı? Yok. MHP'nin böyle bir derdi var mı? Yok. Elhamdülillah biz bu operasyonu yapma gücüne de sahibiz, hepsine sahibiz ama bizim derdimiz, 'Acaba o 3 tane küçük yavrunun, iki tane hanım kardeşimizin, diğer oradaki tır şoförlerinin olsun, başkonsolosluktaki kardeşlerimizin olsun başına herhangi bir şey gelirse ne olacak'. Biz, bunun hesabını yapıyoruz. Ama bunların böyle bir derdi yok."

"MEVLA GÖRELİM NEYLER, NEYLERSE GÜZEL EYLER"

Başbakan Erdoğan, "Her işimize Rabbimizin adıyla başlayan bir kadroyuz. Her işin sonunda da Allah'a hamdederek yola devam eden bir kadroyuz. Biz, kaderin üzerinde bir kader, tuzakların üzerinde bir tuzak olduğuna inanan, çizgisini böyle çizen, yolunda böyle yürüyen bir kadroyuz. Her zaman 'Niyet hayır, akibet hayır' dedik. Her zaman 'Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler' dedik. İşte bu şuurla, bu anlayışla mendilin içindeki sütü damlatmadan yürütmeye devam edeceğiz. Birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye ederek ilerlemeye devam edeceğiz. Gereksiz, zamansız, kırıcı, tahrip edici münakaşalardan uzak duracağız. Hasımlarımızı sevindirmeyecek, 77 milyon milletimizi hüzünlendirmeyeceğiz" diye konuştu.

"BU RAMAZAN İFTARLAR BAŞKA OLACAK"

Ramazanın geldiğine değinen Erdoğan, cumhurbaşkanlığı gibi ülkeyi ve milleti yakından ilgilendiren önemli bir sürece girerken aynı zamanda ramazanın rahmetiyle, bereketiyle, mağfiretiyle bir kez daha kucaklaşıldığını söyledi.

Erdoğan, "Ramazan inşallah hem milletimiz hem İslam coğrafyası hem insanlık için bir kez daha tefekkürün, teşekkürün vesilesi olacaktır diye inanıyorum. Şu an oluk oluk kan akan İslam coğrafyasının Ramazan-ı Şerif hürmetine kanı, gözyaşını, acıyı dindireceğini umut etmek istiyorum. Onun için dualarımızı yükseltelim diyorum. Ramazanın en çok da kardeşine silah doğrultanların vicdanında dirilişe vesile olmasını temenni ediyorum. Bunun için niyazımız var. Ülkemizde de ramazan inşallah bir kez daha kardeşliğimizi büyütecek, birliğimizi, dayanışmamızı güçlendirecek. Bu ramazan inşallah gıybetin, kötü sözün, hırsın gömüldüğü, ikbal tartışmalarının asla yapılmayacağı bir ramazan olacak diye inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Ak Parti İstanbul İl Teşkilatı'nın ramazan ayını her sene olduğu gibi, bu sene de samimi bir gayret içinde dolu dolu idrak etmesini istediğini ifade ederek, teşkilata şöyle seslendi:

"Bu ramazan iftarlar inanıyorum ki başka olacak çünkü gündemimiz cumhurbaşkanlığı seçimi. İnanıyorum ki sahurlara kadar sohbet sofraları çok güçlü devam edecek. Gündemimiz belli: Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Millet, ilk defa cumhurbaşkanını seçecek. Bu bakımdan çok önemli. Milletimizin geleceğini şekillendirecek Cumhurbaşkanlığı Seçimleri için bir kez daha artık vekiller yoluyla Cumhurbaşkanı seçmeyeceğiz. Millet asıl olarak kendisi cumhurbaşkanını seçecek. O bakımdan bu seçim çok önemli. Onun için gayretiniz, bir farklılık arz edecektir diye düşünüyorum. Türkiye'ye örnek bir teşkilat olacağınıza gönülden inanıyorum. Ramazan-ı Şerif şimdiden hayırlı mübarek olsun. Allah, yolumuzu, bahtımızı açık etsin."

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim