• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Trabzon 5 °C
  • Giresun 4 °C
  • Ordu 4 °C
  • Rize 1 °C
  • Gümüşhane -5 °C
  • Samsun 1 °C
  • Bayburt -5 °C
  • Artvin 2 °C

Başbakan Davutoğlu Konuştu

Başbakan Davutoğlu Konuştu
Başbakan Ahmet Davutoğlu AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu.
Başbakan Davutoğlu Konuştu Başbakan Davutoğlu Konuştu

İşte Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları:

Ekim ayında sanayi üretimi bir önceki aynı ayına göre yüzde 4.6 oranında önemli bir artış gösterdi. Sanayi üretiminde yıllık artış yüzde 14,7'dir. Bu 1 Kasım seçimlerinden önceki veriler, 1 Kasım'dan sonraki verilerle inşallah şaha kalkacağız şaha! Bu başarılarından dolayı sanayicilerimizi yürekten kutluyorum. Yoğun bir diplomatik trafiğimiz ve siyasi trafiğimiz oldu. Brüksel'de 11 yıl sonra Türkiye-AB zirvesine katıldık. 2004 yılına kadar aday bir ülke olarak belirli formatta katılıyorduk. Türkiye ile liderler seviyesinde yapılacak istişarenin önemine işaret ediyorduk. Bugün AB'li dostlarımızla, liderlerle ortak bir noktaya geldiğimiz için memnunuz. AB tam üyelik hedefi bizim için son derece önemlidir. Hükümet olarak AB müktesebatını hızlandırmakta kararlıyız. 

TÜRK VATANDAŞI BAŞI DİK AVRUPA'YA GİDECEK

AB'ye katılım için ulusal eylem planını titizlikle sürdüreceğiz. Vatandaşlarımızın vize meselesinin sürekli takipçisi olacağız. Zirvede aldığımız kararlar çerçevesinde en geç Ekim 2016 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları başları dik olarak Avrupa'ya seyahat edebilecekler. Hayırlı uğurlu olsun. Bundan böyle yılda iki kez düzenli zirveler gerçekleştireceğiz. Bu zirvede fasılların tekrar açılmasından Şengen vizesine kadar birçok konuyu ele alacağız. Suriyeli kardeşlerimiz için de önemli başarılar kaydettik. Bu çerçevede AB ülkeleri Türkiye'de acil ve sürekli insani yardım sağlayacaktır, aynı zamanda mali destek de önemli ölçüde arttırılacaktır. AB 3 milyar euro kaynak sağlamayı taahhüt etti. Mali kaynakla ilgili Türkiye'nin bu paraya ihtiyacı olduğu iddiası tamamen yalandır. Bu Türkiye'nin Avrupa'nın vicdanını devreye sokması noktasında ısrarlı tutumumuz rol oynadı.

AVRUPA ÜLKELERİ 3 MİLYOR EURO YARDIM ETTİ

Biz bugüne kadar kapımıza geleni geri çevirmedik. Bütün bunları yaptık, bundan sonra da yapacağız. İleride tarih yazıldığında Türkiye bütün insanlık tarihine bağrını açmış, vicdani diplomasi uygulamış bir ülke olarak altın harflerle geçecektir. AB'de yöneticilerden sokaktaki pekçok kesime karşı Suriye dramına karşı duyarlılık oluşmuşsa bunda Türkiye'nin payı çok büyüktür. Önce yavru vatan KKTC'ye ardından can Azerbaycan'a ziyaret yaptım. Bu köklü bir gelenektir. Özellikle Bakü sokaklarında karşılaştığım kardeşlerimiz 1 Kasım gecesi uyumayarak dua ettiklerini söylediler. 1 Kasım zaferi sadece Türkiye'nin değil bütün gönül coğrafyasının zaferidir. Madem ki, sizler bizim için dua ettiniz, bizler gecemizi gündüzümüze katarak her türlü dertte yanınızda olacağız.

SAYIN ALİYEV NEREDE DURDUĞUNU GÖSTERDİ

Sayın Aliyev'e bir kez daha teşekkür ediyorum. 'Kardeş Türkiye Cumhuriyeti'nin yanındayız' diyerek dosta düşmana nerede durduğunu gösterdi. KKTC ve Azerbaycan'lı kardeşlerimizden gördüğümüz derin muhabbete teşekkür ediyorum. Buradan onlara selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Bakü'de ve Kıbrıs'ta ziyaret ettiğim şehitliktekilerin manevi selamını sizlere getirdim. Bakü'de de ifade ettiğim gibi şehitlerimizin Kafkas şehitleri oraya geldiği her diyar bize emanettir. Bu emaneti her zaman korumaya devam edeceğiz. Bu ziyaretler kimliğimizin, aidiyetimize dair önemli bir veri sunuyor. Brüksel'de söylediğim gibi biz bir Avrupa halkıyız biz olmadan Avrupa'nın tarihi ve geleceği yazılamaz. Bakü'de söylediğim gibi biz bir Asya ülkesiyiz, biz olmadan Asya'nın, Kafkasya'nın tarihi yazılamaz...

BRÜKSEL'DE AVRUPALI BAKÜ'DE ASYALIYIZ

Biz Asya'nın da Avrupa'nın da kimliğini özümsemişizdir. 12 yıllık iktidarımızın ana perspektifi hiçbir kompleks hissetmemeşizdir. Brüksel'de Avrupalı, Bakü'de Asyalı, Semerkant'ta Orta Asya'lı, Saraybosna'da Balkanlıyız. Sen ben yok Türkiye var diye hizmete koyulduk. Diğer partilerde iç tartışmalar başlarken biz partimizi tazeleyerek, yenileyerek devam etme konusunda hiçbir tereddüt göstermedik. AK Parti Kadın Kolları kongresi değil ülkemizde dünyanın hiçbir yerinde yapılan bir kongre değildir. O alnı ak kadınlarımızla gurur duyuyoruz. Bacıyan-ı Rum'un bugünkü temsilcilerine selamlarımı sunuyorum. AK Parti Kadın Kolları ülkesini aşkla, imanla sahiplenen muhteşem hareketimizin en önemli unsurudur. Bazıları 2 yılda 4 seçimle AK Parti kadroları yorgun düşer zannediyordu. AK Parti kadroları, özellikle kadın kolları her şeyi bilirler de yorulmayı bilmezler. 

PERŞEMBE GÜNÜ EYLEM PLANINI AÇIKLAYACAĞIZ

Önümüzdeki günlerde gençlik kolları genel kurulu yapacağız. Türkiye'nin bütün gençlerine muhabbet ve sevgilerimi arzediyorum. Gençlerin seçimlerde ne kadar büyük gayretle çalıştıklarından ötürü teşekkür ediyorum. Gençlerimiz hem bugünlerimiz, hem yarınlarımız. Hükümet olarak bizi yoğun bir takvim bekliyor. Dün Bakanlar Kurulu'nda bütün hazırlıkları bir kez daha gözden geçirdik. Seçim beyannamemizde yer alan bütün vaadleri tek tek hayata geçireceğiz. Perşembe günü eylem planımızı açıklayacağız. Bu meclis grubu bütün reformlara imza atan bir grup olacaktır. Her milletvekili arkadaşımdan beklentim Türkiye'nin meselelerine vukufiyetle sahip çıkmasıdır. Kimse rehavete kapılmamalıdır, vatandaşın yükünü omzunda taşıdığını unutmamalıdır. Demokrasi içinde millete karşı yükümlülükleri olan sadece iktidar partisi değildir. Muhalefete düşen önemli görevler vardır. Elbette yanlış gördüklerini eleştireceklerdir. Biz eleştiriden korkmayız, yapıcı eleştiriden istifade ederiz. Ama muhalefetten tek ricamız empati yapmalarıdır. 

KOLTUĞU KAYBETMEMEK İÇİN HAKARET EDİYOR

Sayın Bahçeli'nin grup konuşmasındaki hakarete varan sözleri dinledim. Kendi koltuğunuzu kaybetmemek için sarıldığınız bu hakaretamiz dile milletimiz size sorar. Ülke meseleleriyle ilgili proje geliştirmek gibi muhalefetin mecburiyeti vardır. Bunlar doğrudan millete olan sorumluluklarıdır. Biz siyasi partilerimizden gerekli katkıyı göremedik. Her iki muhalefet lideriyle görüşüp, kalıcı bütçeyi çıkarmayı teklif ettim. ilk görüşmeler olumluydu. Daha sonra maalesef sayın Kılıçdaroğlu bazı şartlar gündeme getirdi. Sayın Bahçeli'ye kalıcı bütçe konusunda takındığı tavır konusunda kendisine teşekkür ediyorum. CHP'nin muhalefeti sebebiyle, konuyla ilgili olmayan bazı şartlar getirmesi sebebiyle 2016 bütçesini vaktinde çıkaramadık. İnşallah Ocak ayı içinde kalıcı bütçeyi yapacağız. Ama bu TBMM'ye yakışmadı. Bu ülkeyi bütçesiz bırakan ana muhalefet partisine yakışmadı. 

KILIÇDAROĞLU İKTİDAR OLSAYDI NE YAPARDI?

Sayın Kılıçdaroğlu'na, o gün güven oylamasında tekrar ettiğim hususu bir kez daha hatırlatmak istiyorum; empati yapsınlar. Bugün siz iktidarda olsaydınız, kalıcı bütçeyi biz engelleseydik ne derdiniz? Bize hakaret etmedikçe siyasi olgunluğu terketmeyeceğiz. Bizde muhalefet partilerin standart siyaset hükümet ne derse karşı çıkmak. Bunun aşılması lazımdır. AK Parti'nin 14 yıllık iktidar dönemi sorumluluk alan, yapıcı olan başarılarla doludur. Gelin elinizi taşın altına koyun. Bunu bizim için değil ülkesi ve milleti için  yapsınlar. Gelin ülkenin ihtiyacı olan reformlara katkı verin. Gelin demokratik kazanımlarımızı daha da ileri hedeflere taşıyalım. Birçok reform hazırlığımız var gelin katkı verin. Eksik ya da yanlış gördüklerinizi bizimle paylaşın. Biz buna sonuna kadar açığız.

RUSYA'DAN OLGUN TAVIR ALMASINI BEKLERDİK

Mükerrer uyarılarımıza rağmen Suriye sınırımızdaki uçağımızın düşürülmesi üzerine Rusya'yla ilgili iki haftadır gerilim yaşıyoruz. Bu ülkenin sınırlarını korumak hem hak hem de vazgeçilmez onurlu görevdir. Biz Suriye topraklarına herhangi bir müdahalede bulunmadık. Milliyeti bilinmeyen uçağa defalarca uyarılara rağmen cevap vermemesi üzerine müdahalede bulunduk. Biz savunma görevimizi yaptık, saldırgan bir tutum izlemedik. Yaşananlara ilişkin belgelerimizi ortaya koydum. Uluslararası zeminde haklılığımız Rusya dışında kabul gördü. Geçen zaman zarfında Rus yönetimi beklediğimiz olgun yaklaşımı göstermedi. Uluslararası kamuoyunda da yadırganan afaki konuşmalara maruz kalıyoruz. Olay Türkiye-Rusya sınırında yaşanmadı, Türkiye Suriye sınırında yaşandı. Türkiye 5 yıldır Suriye sınırında pekçok sıkıntılar yaşıyor. 

UKRAYNA'YI BOMBALASAYDIK PUTİN NE DERDİ?

Eğer biz Ukrayna'nı çağrısına uyarak gidip orada Rusya hava sahasını da ihlal ederek bombalasaydı acaba Putin ne düşünürdü? Burası Suriye-Türkiye sınırıdır. Sınırın öte tarafındakiler bizim kardeşlerimizdir. Suriye'de sivillere, Türkmenler'e yardımcı olmak görevimizdir. Bütün bu sorunlara çare üretmemiz, tedbir almamız gerektiğinde sınırlarımızı korumamız bir görevdir. Türkmen Dağı'nda hiçbir terörist unsur, hiçbir DEAŞ mensubu olmadığı halde hala bombalama devam ediyor. Hiçbir Türkmen kardeşimizin katledilmesine sessiz kalmayız. DEAŞ'ın Kobani'ye saldırdığı günlerde sessiz kalmadıysak aynı şeyi Türkmenler konusunda da sessiz kalmayacağız. Rusya'yla görüşmeye hazırız ancak bize bir şey dikte ettirmesine asla izin vermeyiz. Kimse sınırlarımızı koruma ilkemizden bizden taviz beklemesin.

HERŞEYE HAZIRIZ VE GEREKLİ TEDBİRİ ALIRIZ 

Rusya'nın ambargo uygulaması çok açık bir çelişkidir. Türkiye bu tür şeylerle zora düşürülecek bir ülke değildir. Gerekli görürsek biz de kendi yaptırımlarımızı devreye sokarız. Her türlü duruma hazırız. Rusya ile Türkiye arasındaki ticaret hacmimiz 31 milyar dolara yükselmiştir. Bu oran dahi Rusya'yla ilişkilerimizin zeminini göstermeye yeter. İki ülke arasında önemli ticari ilişkiler var. Gerilimden etkilenen sektörler olursa gerekli tedbirleri alırız. Rusya'yla ilişkisi olan sektör temsilcilerimiz müsterih olsun. Enerji ihtiyacı için alternatifler konusunda şimdiden tedbirimizi alıyoruz. Yaş sebze üreticilerimizin maruz kaldığı zararı telafi edici çalışmalarımızı yaptık. Biz zor günlerde hiçbir ihracatçımızı aç ve açıkta bırakmayız. Dertleri neyse çözülecektir. 

BİR GÜN İRAN HALKI SESİNİ YÜKSELTECEKTİR

Turizm sektörünün zarar görmemesi için her türlü tedbiri alıyoruz. Etkili bir destinasyon yapılmasıyla turizm sektörünün yanında olmaya devam edeceğiz. Biz Rusya'ya caydırıcı tedbirler almak konusunda istekli değiliz. Biz Brezilya ile birlikte BM'de İran'a dönük ambargo için el kaldırdık. Ama maalesef bugün İran'dan yükselen sesler, Türkiye'ye yapılan hakaretler karşısında İran'ı sağduyuya davet ediyoruz. Biz onları hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Onlar bu tavrı sürdürürlerse geleneksel Türk-İran dostluğuna büyük zararlar verirler. Bir gün İran halkı sesini yükseltecek ve bütün dünya bizi terkederken bizi terketmeyen Türk kardeşlerimize haksızlık yapmayın diyecektir. 

MUSUL VALİSİ'NİN TALEBİYLE YAPILMIŞTIR

Musul'un Başuka bölgesinde yerel unsurların DEAŞ'a karşı savaşan unsurları eğitmek için kamptaki askersayımızı arttırdık. Medyadaki maksadı aşan yorumları buradan cevaplamak istiyorum. Bizim hiç kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Biz bu ülkelerde barış hakim olsun, insanlar huzura ve istikrara kavuşsun istiyoruz. Öncelikle bu ülkeler teröristlerden kurtulmalıdır. Sözü edilen bölge Musul'dan 8 kilometre ötede kurulmuş bir kamptır. Bu kampta 1 yıldan bu yana eğitim verilmektedir. Bizim askerimizin bizzat eğittiği Kürtler ve Araplar olmuştur. Bu ırak Savunma Bakanlığı'nın bilgisi dahili olmuştur. Büyük acılar çeken Irak halkının huzura kavuşması için gerekli adımları atmaktan geri duymayız. Orada eğitim veren askerlerimiz muhtemel bir DEAŞ saldırısına karşı korunması amacıyla bu eylem yapılmıştır. Bugüne kadar bu kampta 2 bin kadar kişiye eğitim verilmiştir. Musul Valisi'nin talebi ve ırak yönetiminin bilgisiyle yapılmıştır. 

EN KISA ZAMANDA BAĞDAT'A GİDECEĞİM

En kısa zamanda inşallah Bağdat'a bir ziyarette bulunacağım. Bütün Iraklılar bizim kardeşimizdir ve ebediyyen kardeşimiz kalacaktır. Türkiye bulunduğu her yere barış ve istikrar getirmek için çaba sarfeder. Terörle mücadelede kararlı duruşun ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Bugün mücadelemiz aynı kararlılıkla devam ediyor. Eski Türkiye'nin vesayet odakları terörden, kandan, nefretten, kargaşadan kendilerine menfaat çıkarmaya çalışıyorlar. Onlara izin vermedik, vermeyeceğiz. Buradan sayın Kılıçdaroğlu'na sesleniyorum, herhalde bir daha hendek kuran, barikat yapan teröristlere 'arkadaşlar' diye hitap etmez. 

KABE'DEN SONRA DUYGULANDIĞIM ULU CAMİ

Daha önce dört ayaklı minareyi tahrip etmişlerdi şimdi de Paşa Camii'ni tahrip ettiler. Diyarbakır bizi irşad eden yüce bir şehirdir. Mescid-i Aksa, Mescid-i Nebevi ve Kabe'den sonra beni en çok duygulandıran Diyarbakır Ulu Camii'dir. Diyarbakır'da ilk cami olan Kurşunlu Camii'yi alçak teröristler ateşe verdi. Şimdi Diyarbakır'daki kardeşlerime sesleniyorum, o ateş o camiye yapılmadı, o ateş Türk-Kürt kardeşliğini kuranların manevi şahsiyetine atıldı. Türkiye Cumhuriyeti devleti hem Kürtler'in hem de Türkler'in aziz vatanı olmaya kıyamete kadar devam edecektir. Diyarbakır'a bundan sonra daha çok gideceğiz. Her gidişimde ben Diyarbakır'da çok şey öğrenirim.

SAYIN TAHİR ELÇİ BİR TERÖR KURBANIDIR

O hendek ve barikatları tek tek temizliyoruz. Diyarbakır'da, Sur'da, Silvan'da, Cizre'de, Nusaybin'de insanımıza hayatı zindan edenlere asla izin vermeyeceğiz. Sayın Tahir Elçi bu teröristlerin, bu kargaşa simsarlarının kurbanı oldu. Olayı mutlaka aydınlatacağız. Tahir Elçi bir terör kurbanıdır. Teröristlerin polisimize alçakça saldırıları olmasaydı Tahir Elçi bugün yaşıyordu. Bilinsin ki, bütün bu saldırıların ve kayıpların arkasında terör örgütü vardır. Bu vesile ile aziz şehit polislerimize ve diğer şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Önümüzdeki dönem Türkiye'nin geleceği için kalıcı reformları yapacağı bir dönem olacaktır. 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim