• BIST 97.314
  • Altın 145,314
  • Dolar 3,5633
  • Euro 3,9989
  • Trabzon 17 °C
  • Giresun 18 °C
  • Ordu 15 °C
  • Rize 22 °C
  • Gümüşhane 16 °C
  • Samsun 16 °C
  • Bayburt 15 °C
  • Artvin 17 °C

'Ardındaki Enkaz Peşini Bırakmayacak!''

'Ardındaki Enkaz Peşini Bırakmayacak!''
Nusret Yılmaz'dan flaş açıklama: Hacıosmanoğlu ne yaparsa yapsın ardındaki enkaz peşini bırakmayacak!
'Ardındaki Enkaz Peşini Bırakmayacak!'' 'Ardındaki Enkaz Peşini Bırakmayacak!''

Trabzonspor'un Hukuk Kurulu'nda görev yapan ve 3 Temmuz sürecinde bordo mavili kulübün avukatlığını yapan Nusret Yılmaz, dün İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yaptığı açıklamalar üzerine bir basın toplantısı düzenledi.

Yılmaz basın toplantısında şunları söyledi;

Bugün 2 Temmuz. Türkiye'de şikenin varlığının v bu faaliyetlerin kapsamlı bir şekilde yürütüldüğünün mahkeme kararı ile tescillendiği gün.

Bilindiği gibi yargı kararlarıyla da tespit ve tescil edilen şike faaliyetlerini unutturmak ve örtmek üzere yazılı ve görsel medya ve federasyon üzerinden kamuoyu yaratılmaktadır. Maalesef şehrimiz ve camiamız da ülkemizdeki bu genel duruma uyum sağlıyor gözükmektedir.

- Demirören federasyonu döneminde talimatlar ve kurullar değiştirilmiş, hazırlanan raporlarla şike aklanmaya çalışılmıştır.

- Demirören federasyonu döneminde şikeyle emekleri gasp edenler korunmuş ve hatta ödüllendirilmiştir.

- Demirören federasyonu döneminde Kuruluş Yasası'nın ve bağlı bulunan talimatlarının yüklediği görevler yerine getirilmemiş şike faaliyetleri örtülmeye çalışılmış, bununla da övgü beklenmiştir.

Trabzonspor başkanlık makamını işgal eden İbrahim Hacıosmanoğlu ise bütün söylemleri hilafına ( ne kadar aksini söylemeye çalışsa da) bu federasyona destek vermiştir. Kendisinin ‘’namus davası’’ olarak adlandırdığı davada ödeme yoluyla ikna edilmiş olmayı tercih etmiştir. Demirören Federasyonu’na verdiği desteğin, hukuki süreçte kulübümüzün karşısına çıkması kaçınılmazdır.

İbrahim Hacıosmanoğlu’nun ve Yönetim Kurulu’nun şike sürecinde kulübümüze verdiği zararlar, bununla da sınırlı değil. Şike olayına karışan eylemleri mahkeme kararı ile tescillenen ve hatta bazılarının yargılanması devam eden şahıslarla onların savunucuları ile bir olmaktan, birlikte hareket etmekten, aynı karede bulunmaktan ve hatta onlara ‘kefil’ olmaktan çekinmemiştir.

Camianın bütün değerlerini yerle bir etmekten, camiamız ile özdeşleşmiş şahısları karalamaktan kulübün idari ve mali yapısında onarılmaz hasarlar oluşturmaktan kendisini alkışlayanlar hariç herkesle kavga etmekten onlara iftira atmaktan onları hedef göstermekten yol arkadaşlarını rencide etmekten çekinmemiş; birlik ve beraberliği bırakınız tesis etmeyi çalışma ortamı yaratarak buradan beslenmeyi tercih etmiş; eylemleri ile söylemleri sürekli çelişmiş, usül ve üslubuyla da kulübümüz imajına çok büyük zararlar vermiştir.

Kulüp menfaati açısından önemli olan müracaatların zamanında yapılmasına set olmuş, kendi hatalarını kabullenmek yerine sürekli başkalarını suçlamış Türkiye’nin en büyük camialarından ve ekonomik değere haiz borsaya açık şirketlerinden biri olan Trabzonspor’un ‘Bakkal’ mantığı ile yönetilebileceğini düşünmüş ve bu doğrultuda hareket etmiştir.

Trabzonspor bu travmanın etkilerini azaltabilmek toparlanabilmek ve yoluna devam edebilmek adına bir an önce yargının da işaret ettiği şekilde kongreye gitmektir. Hukuk ve Adalet kavramlarının sadece şike davasında kullanabilecek kavramlar olmadığı bilinmelidir.

Camia olarak maddi manevi anlamda dip yaptığımız bu durumdan kurtulabilmek adına herkes egolarından sıyrılarak hareket etmeli ve taşın altına elini koymaktan çekinmemelidir.

Trabzonspor’un çok zor günlerin beklediği aşikardır. Ama camiamız tarihinden geleneklerinden özünden belli ki mevcut yöneticilerin yoksun olduğu yüklendiği misyondan güç alarak bu sıkıntılı dönemi de aşacak ve Kulüp Başkanı ve Yönetim Kurulu vazgeçse de çalınan hakların iadesi için mücadeleye devam edecektir.

Yarın 3 Temmuz. Türkiye’nin yüzleşmek durumda kaldığı ve etkileri halen devam eden ‘Şike’ sürecinin başlangıç tarihi… Bu sürecin hukuk kısmında başlangıçtan beri yer alan elinden gelenin en iyisini hiçbir beklenti olmaksızın yapmaya çalışan emeğini zamanını ve maddiyatını harcamaktan çekinmeyen camiasına daima gerçekleri söyleyen hayal satmayan oynamayan düşünerek konuşmaya çalışan yeri geldiğinde ‘sumanın’ erdem olduğunu hatadan münezzeh olmadığını bilen süreci her yönüyle hatırlayan birisi olarak yarın bu sokaklarda alnım ak yüzüm pak vicdanım rahat yürümeye devam edeceğim. Trabzonspor Camiasında telafisi güç veya imkansız hasarlara yol açan yaptıkları - yapmadıkları - yapılmasına engel oldukları ile camianın yüzünü kızartan İbrahim Hacıosmanoğlu’nun ne yaparsa yapsın ardındaki enkaz peşini bırakmayacaktır. Saygılarımlar…

Ardından Nusret Yılmaz basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

- CAS dilekçelerin hazır olduğunu Erdem Egemen tarafından bildirdik. Bunun en büyük şahidi Erdem Egemendir. Bunun en büyük şahidi Hakan Orhan arkadaşımdır, bir medya sitesinde yazdığı yazıdır. O da söylediğimin birerbir doğru olduğunu söylemiştir.

- İhanet kelimesi çok zor bir kelimedir ama toplumumuzca çok sık kullanılır. Ben kimseyi hemen ihanetle suçlamadım. Hatalarımız olabilir ama hatayı kabul etmek de önemlidir.

- Bu olayı anlatan şahsın, Trabzonspor gibi bir değerin başındaki şahsın çıkıp beni yalancılıkla itham etmesi var. Beni herkes biliyor. Beni kimse yalancılıkla suçlayamaz .

- Kulüpte yürütmüş olduğum hukuk müşavirliği görevinden 2 ekim 2013'te istifa ettim. CAS sürecini bekledim, sonrasında yapılması gerekenler vardı. Onları halledip 1 Ekim'de Trabzonspor kulüp başkanını aradım, 22 saniyelik bir konuşmam oldu. Yarın Trabzon'a geleceğini söyledi. 2 Ekim'de buluştuk ve istifamı verdim.

- Atılması gereken adımların atılamaması, verilmesi gereken belgelerin verilmemesi.

- 24 Ocak'ta hukuk kurulu oluşturulacağı ve benimle de çalışılmak istendiği söylendi. Ben kulüp başkanıyla bir araya gelmeyeceğimizi söyledim. Arkadaşlarımız, eski yöneticiler, yeni yöneticiler aradılar. Kulübü yalnız bırakmamız gerektiğini söylediler. 24 Ocak'ta İstanbul'da bir toplantı tertiplendi. O toplantıda Hukuk Kurulu UEFA ve FİFA'ya başvuruların yapılması ön şartı koyuldu. Ama bunun sonrası 4 gün beklendi. Hatta konuşulmasına rağmen yerine getirilmiyor diye basın toplantısı bile yapılacaktı. 4 gün sonra Erdem Egemen tarafından hazırlanan dilekçeler bizzat yine onun tarafından UEFA ve FİFA'ya başvuruda bulunuldu.

- 4 gün önce veya 4 gün sonra olmasının önemi nihyettir, samimiyettir. Bunu yapılacağını taahhüt ediyorsunuz, sözünü veriyorsunuz ama bunu baskıyla yapıyorsunuz. Belki bu baskı olmasa onu bile yapmayacaksınız. Biz baskı yapmasak belki bu başvurular 4 gün sonra bile yapılmayacaktı.

- 2011 yılı Temmuz ayı Ağustos ve takip eden aylarda bize sorulduğunda hep şunu ifade ettik, Biz Türkiye'deki sportif yargılamadan çok umutlu değiliz. Şüphelerimiz var. TFF ve altındaki kurulların oluşumu adaletin tecellisini gerçekleştirmeye yeterli olmayabilir.

- Yaşanan süreç UEFA'nın dahil ikna edilebilir bir kurum olduğunu bize gösterdi. CAS yaptığı yargılamada, verdiği kararda şu ifadeyi kullanıyor, ''Futbol tarihinin en kapsamlı şike hadisesiyle karşı karşıyayız''

- Sürecin devamı, gelişimi ve nihayetlenmesi açısından özellikle FİFA ve CAS sürecinden umutluyum. Umudumu muhafaza ediyorum.

- Bu süreçte yapılabilecekler bellidir. Önemli olan samimiyetle, kararlılıkla bu eylemlerin gerçekleştirilmesidir.

- Biz avukatlar görev yaptığımız davalarda vekil sıfatıyla hareket ederiz, taraf değiliz. Ama biz Trabzonspor'un davasında gönül verdiğimiz, aşığı olduğumuz renklere olan duygularımızla hareket ettik. Ama atılmaması gereken bazı adımların atılmaması durumunda bir gevşeklik gördük ve hukuki olarak görüş ayrılıklarımız ortaya çıktı.

- Bugün bakıyorsunuz her açıdan dip yapmış bir kulüp. Trabzon esnafının cüzi alacaklarını alamadıklarını duyuyoruz. Maç sahada kaybedebilirsiniz, yarın kazanırsınız. Futbolcuyu bugün kaybedersiniz yarın kazanırsınız. Ekonomik olarak bugün kaybedersiniz, yarın kazanırsınız. Ama siz kimliğinizi, itibarınızı, vizyonunuzu, misyonunuzu kaybederseniz bunları kazanmakta zorlanırsınız.

- Trabzonspor'un Yıldırım Demirören'e verdiği destek hukuki süreçte karşımıza çıkacak. Bu desteğin Trabzonspor kulübü menfaatlerinin karşısında olduğunu düşünüyorum. Net bir şekilde.

- Bugün basın önünde net bir şekilde söyleyemeyeceğim gerekçelerden dolayı bazı şeyler bekletilmiştir. Bunlar yarın değişir mi bilemem. Ama olması gereken olayın FİFA ve CAS boyutunda çözüme kavuşturulmasıdır.

- Herkesin bir ağrı eşiği, acı eşiği var. Bugün arkadaşlarımızın istifa etmesine sebebiyet veren hadiseleri belki ben daha önceden gördüm, belki hissiyatım daha önceden oluştu. Ama onların da bazı sıkıntılar yaşadığını biliyorum. Gecikmiş midir? Bakış açısına göre değişir. Daha önceden görmüş olduğum bir tablo vardı sonradan ikna edildik ama ardından durumun değişmediğini gördük.

- Bugün geldiğimiz süreç haklı olduğumu ortaya koydu. Haksız çıkmayı isterdim ama bugün, dün verdiğim kararın doğru olduğunu görüyorum.

- Trabzonspor Kulübü başkanlık makamında oturan her şahsın o kupayı isteyeceğini düşünüyorum. Ama istemek ona kavuşmak için yeterli bir duygu değildir. Zorlu bir süreç karşınızda, bu süreci yönetmek 3 - 5 tane klişe cümleden olmaz.

- TFF genel kurulunda yaptığı konuşmayı camianın %95'i alkışladı. Bugün geldik bakıyoruz parayı 15 gün sonra alacaktım, şimdi aldım söylemleri.

- Siyaset, yayıncı kuruluş, veya başka birileri müdahil olursa olsun. Bir duruşunuz olsun. Bugünkü duruşunuz buysa dünü eleştirmeyecektiniz. Bugünü eleştirmek, dün yapılan yanlışları ortadan kaldırmıyor. Trabzonspor idaresinde dün de yanlışlar olmuştur, bugün de oluyor.

- Siz şimdi icraat makamısınız. Tarumar ederken, yapılması gerenler yapılmazken, kaynaklar hiç edilirken, gelecek ipotek altına alınırken sizi eleştirmeyeceğiz, dünü mü eleştireceğiz. Dün dünde kaldı.

- Trabzonspor bir duruştur dedik, ilkenin adıdır dedik, nefestir dedik. Trabzonspor, tarihi 4 bin yıllık bu şehire çok katma değer vermiştir dedik. Biz buradayız, burada yaşıyoruz. Nasıl sahip çıkmayalım. İnsanların içi kan ağlıyor. Ben bu şehirde yaşayan, bu şehirde nefes alan bir bireyim. Ne diyelim çok iyi yapıyorsunuz borç 500 milyonu bulmuş bravo mu diyelim.

- Cardozo'nun, Waris'in, Yatabare'nin kulübe maliyeti 80 - 90 Milyon lira. Bunlara girmek istemiyorum. Altıncı hocanız geliyor bunların maliyeti 20 - 30 milyon. Başkalarını eleştiriyorduk, haklı olarak eleştiriyorduk. Böyle menajerlik ücreti olur mu diye. Bugün bakıyorsunuz 30 Milyon'a yakın menajerlik ücreti ödüyorsunuz. Abisi, babası, halası paralar almış. Şampiyonluğun 20 30 puan gerisinde kalmışsın. İdari kadron yok olmuş gitmiş. Bunlara alkış mı tutalım arkadaşlar.

- Bugün daha yeni bir hadise, kendi parasıyla Trabzonspor'un Avrupa'da şike davasını savunan bir Trabzonsporluya İbrahim Hacıosmanoğlu arayıp küfür ediyor. Buradan İbrahim ağabeyimize de geçmiş olsun diliyorum. Biz onun samimiyetini, niyetinin saflığını biliyoruz.

- Şike sürecinde kaybeden siyaset olmuştur. Ama Trabzonspor camiasının kaybetme lüksü yok. Galatasaray, Bursaspor bu süreçte bir duruş sergilemiştir. Bizim istediğimiz, beklediğimiz bu. Siz bir banka idare ediyorsanız bunu başkalarının küçük yardımlarına muhtaç hale getirmeyeceksiniz.

- Tashih Karar şu an Yargıtay'da. Yargıtay'ın genel olarak bu konularda kararını onadığını görürüz. Eğer Trabzonspor'un başvurusunu ret ederse yapılacaklar bellidir. Trabzonspor'da bir kongre yaşanır.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0538 363 9461 | Haber Yazılımı: CM Bilişim