• BIST 83.048
  • Altın 147,273
  • Dolar 3,7683
  • Euro 4,0468
  • Trabzon 3 °C
  • Giresun 3 °C
  • Ordu -1 °C
  • Rize -7 °C
  • Gümüşhane -13 °C
  • Samsun -1 °C
  • Bayburt -15 °C
  • Artvin -8 °C

Arda Turan, Barcelona’da…

Gün Kut Yıldırım

Ocak ayına dünya sıralamasında 48. sırada başlayan, Şubat’ta 52., Mart’ta 56. sıraya gerileyen, sonra yeniden 52. sıraya yükselen (!) Türk futbolu için bayram günü ilan edildi olay.

Arda için elbette bir bayram.

Türkiye’den ayrıldıktan sonra basamakları birer birer çıkmış, yolun sonunda da Barcelona formasını giymiş nihayetinde. Bu da kitaplarla anlatılmayacak kadar önemli bir “kişisel gelişim” ve “başarı” hikayesidir.

Tabi ki bu hikayenin başarı kısmı Arda için geçerli.

Türk futbolu ise içerde adeta can çekişiyor.

Atınç Nukan’ın Redbull Leipzig’e, Enes Ünal’ın Manchester City’ye transferi  ise belki de yaşam belirtisi gösteren son şeyler.

Yıldırım Demirören’in her türlü çıkar ilişkisini serbest bıraktığı, Fatih Terim’in fikri doğrultusunda yabancı transferinde kapının sonuna kadar açıldığı bir dönemde, yerli oyuncuların en önemli şansları yurtdışı.

Bir tiyatronun sahnelendiği, daha fazla bağıranın, daha fazla güç gösterenin yürüdüğü bu ipin üstünde, cambazlık yapanlar hep önde. Rekabetin adillik ilkesi ise fair-play kurallarının yazılı olduğu raflarda.

Türk futbolunun bu ırkçılık, küfür, tehdit, ve şantaj dolu ortamından kurtulanların, gittikleri yerde daha başarılı olacakları muhakkak.

En azından, bir ‘sporcu’ hüviyetine kavuşmaları mümkün.

Yoksa bu ülkede yakın zamanda bir şeyin değişeceği yok.

Mesela, bugün yine şike duruşması var.

Yine malum kulübün avukatları “Deliller hukuka aykırı toplanmıştır” diyecek, yine iade-i itibar konulu konuşmalar yapacak ve “Özel mahkemeler kalktı, bu yüzden bu yargılamalar adil değildir” diyecek.

Ve yine ülke genelinde belli mahfiller lanetlenerek, malum kulübün Başkan ve yöneticilerin hiçbir şey yapmadıkları, olayın siyasi olduğu sonucu ile mevzu sonlandırılacak.

İşte, bu düzenin ortasında, genç kardeşim de çıkıp, oynadığı futbolun karşılığını almak ile “yoluna bakıp” parayı indirme sevdası arasında bir yol seçecek.

Ne yazık ki futbolda ‘Yeni Türkiye’ böyle.

Herkes aldığı/alacağı para kadar karakter koyuyor ortaya.

Kimisi 3 liralık, kimisi 5, kimisi 10, kimisi 20.

Parası olan hakem odası basıyor, sportmenliğe aykırı açıklamada çığır açıyor, “Yine olsun yine yaparım” diyerek her yöne restini çekiyor.

Sonra da dönüp aynaya, “Var mı bizden daha alası” diyor.

Var efendiler var!

Bir de karakterini bozdurup, onun yerine çakıl taşları alanlar var.

Fakat onlar –şimdilik- konudan tamamen müstesna.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tayfa Haber - ÖZEL-
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tayfa Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0541 456 9450 | Haber Yazılımı: CM Bilişim